Yaklaşan Sonbahar: Covid-19 Ve İnfluenza

Yaklaşan Sonbahar: Covid-19 Ve İnfluenza

Tüm dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan Covid-19 Pandemisinin etkinliği devam ederken içinde bulunduğumuz sonbahar ayları nedeniyle toplum sağlığı ve doğal olarak işyeri sağlığı alanında solunum yolları enfeksiyonlarına olan dikkatimizi yoğunlaştırmamız gerekmektedir. Biz de bu nedenle sizler için Covid-19 enfeksiyonu ve mevsimsel gribi karşılaştırarak en çok merak ettiğiniz sorulara yanıt vermek istedik…

Eylül ayından başlayarak sonbahar ayları ve peşinden devam eden kış aylarında soğuyan havalarla birlikte insanlar kapalı ortamlarda daha fazla bulunmaya başlar.

Bu durum damlacık ve aerosol yolu ile kolaylıkla bulaşabilen çeşitli solunum yolu enfeksiyonları için çok elverişli olanaklar sağlar.

Özellikle klinik bulguları birbirine çok benzeyen Covid-19 hastalığı ile her yıl eylül ayından başlayarak mart - nisan aylarına kadar devam eden mevsimsel grip (İnfluenza) vakalarını ayırt etmenin ve bu hastalıklarla etkin yollarla mücadele etmenin mevcut sağlık sisteminin koşullarında bir sorun teşkil edeceği öngörülmektedir.

Yapılması Gereken Hazırlıklar ve Alınması Gereken Önlemler

Aile hekimleri, genel dal hastaneleri poliklinikleri gibi sağlık kurumlarına Grip Benzeri Hastalık (GBH/ILI) ve Ağır Solunum Yolu Enfeksiyonu (SARI) ön tanısı ile başvuran her hastaya, eşzamanlı Covid-19 ve influenza testlerinin yapılması gerekmektedir. Bu hastalar arasında solunum sıkıntısı çeken ve daha ağır kliniği olanların zaman kaybetmeden hastaneye yatırılması gerekecektir. Bu nedenle mevcut durumda her sağlık biriminde gereken hazırlık ve düzenleme öncesinden yapılmış olmalıdır. İşyeri hekimlerine başvuran ve solunum yolu enfeksiyonu kliniği gösteren hastalar da bulgularının hafifliğine bakılmaksızın ayırt edici tanılarının yapılabileceği gerekli tanısal olanaklara sahip sağlık kurumlarına zaman kaybedilmeden sevk edilmelidir. Bunun yanı sıra önceki yıllarda ülke genelinde uygulanan İnfluenza Sürveyans Sistemi Covid-19 hastalığını da içerecek şekilde yeniden düzenlenmelidir. İşyerlerinde Covid-19 Pandemisi başlangıcında yaptığımız Pandemi Hazırlık Planları İnfluenza hastalığını da düşünerek genişletilerek revize edilmelidir.

DSÖ “Muhteşem Fırtına” İçin Uyardı

Gerek influenza gerekse Covid-19 hastalığında virüs içeren damlacıklar öksürme, aksırma, hapşırma ve konuşma yolu ile etrafa saçılar çevredeki eşyaların yüzeylerinde bulaşmaya neden olur. Virüsler değişen dış ortam koşullarına bağlı olarak yüzeylerde bir süre canlılığını koruyabilir. İşte bu zaman içinde söz konusu yüzeylere elle temas eden kişilerin yine ellerini ağız, burun ve gözlerine temas ettirmeleri suretiyle virüsleri kendilerine dolaylı yoldan kolaylıkla bulaştırabilme ihtimali vardır.

Her yıl sonbahar aylarının gelmesi ile birlikte kış aylarında aşağıdaki virüslere bağlı solunum yolları enfeksiyonları sıklıkla görülmektedir.

• İnfluenza A

• İnfluenza B

• RSV (respiratory syncytial virus) enfeksiyonu

• Rinovirüs enfeksiyonları

• Adenovirüs enfeksiyonları

• Parainfluenza

• HMPV (Human metapneumovirus) enfeksiyonu

• Covid-19 (2019 dan itibaren)

Her yıl dünyada yaklaşık 1 milyar insanın İnfluenza hastalığına yakalandığı varsayılmaktadır. DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü) verilerine göre dünyada her yıl doğrudan İnfluenzaya bağlı ölüm sayısı da 100.000 ila 200.000 kişi arasında olduğu tahmin edilmektedir. Bilim insanları, şu anda pandemi ile mücadele eden tüm ülkelere pek çok faktörle birlikte İnfluenza ve Covid-19 hastalığının birlikte görüldüğü bir “Muhteşem Fırtına” kaosunun beklediği yönünde uyarıda bulunmaktadır.

Her İki Hastalıkta da Klinik Bulgular Benziyor

Her iki hastalık da bir solunum yolları enfeksiyonudur. Dolayısı ile solunum yolları tutulumuna ait belirtiler hem İnfluenzada hem de Covid-19’ da değişik derecelerde görülür.

Yandaki tabloda, grip sezonunda sık görülen soğuk algınlığı (nezle) hastalığı da dahil edilerek üç ayrı hastalığın klinik bulguları karşılaştırılmıştır.

BELİRTİ

SOĞUK ALGINLIĞI

İNFLUENZA

COVİD-19

Baş Ağrısı

+/-

+++

++

Öksürük

++

++++

++++

Ateş

+

++++

++++

Burun Akıntısı

+++

+

+

Boğaz Ağrısı

+++

+/-

+++

Hapşırma

++++

+/-

+/-

Kırıklık-Bitkinlik

+

++++

++++

Yaygın Kas ve Eklem Ağrıları

+/-

++++

++++

Nefes Darlığı

+/-

+/-

+++

Diyare

+/-

++

+++

Tat ve Koku Alma Bozukluğu

+/-

+

+++

Yandaki tabloda iki hastalığın farklılıkları da ayırt edici tanıda hekimlere yardımcı olmaktadır.

ÖZELLİK

İNFLUENZA

COVİD-19

Kuluçka Süresi

1-4 gün

2-14 gün (ortalama 5-6 gün)

Bulaştırıcılık

Belirtiler öncesi 1 gün

Belirtiler sonrası 0-7 gün

Test öncesi 2 gün

Test sonrası 0-10 gün (nadiren aralıklı olarak 3 haftaya kadar)

Bulaşma Yolu

  • Damlacık
  • Kontamine yüzeylerden temas ile

  • Damlacık
  • Aerosol (nefes alıp verme)
  • Kontamine yüzeylerden temas ile

Taşıyıcılardan Bulaşma

Var

Var

Süper Bulaştırıcılar

Yok

Var

Sağlıklı bireylerden farklı olarak her iki hastalık için hastalığın ağır seyretme olasılığı ile ölüm oranının yüksek olduğu risk grupları bulunmaktadır. Bunlar şöyle sıralanabilir:

• Yaşlılar

• Obezler

• Kronik sistemik hastalığı olanlar: Astım, KOAH, diyabet, kalp hastalığı, böbrek yetmezliği

• Bağışıklık sistemi baskılananlar: Kanser hastaları, otoimmun hastalığı olanlar, kemoterapi alanlar, radyoterapi alanlar

• Ağır sigara tiryakileri

• Gebeler (influenza için risk faktörü olduğu halde covid-19 için kanıtlanmış bir risk faktörü değildir)

Komplikasyonlar yönünden karşılaştırıldığında aşağıdaki klinik tablolar gelişebilir:

• Viral pnömoni (zatürre)

• Solunum yetmezliği

• ARDS (Acute Respiratory Distress Syndrome)

• Kardiyak hasar

• Çoklu organ yetmezliği

• Altta yatan hastalığın alevlenmesi

• Kalp, beyin ve kas inflamasyonu

• Sekonder bakteriyel enfeksiyonlar

• Covid-19 hastalığında: Çeşitli organlarda damar içi pıhtılaşmalar (tromboz ve emboli)

Tedavi Yaklaşımları

İnfluenza için mevcut antiviral ilaçlar oldukça etkilidir. Ancak bu ilaçlara karşı direnç gelişmemesi yönünden antiviral ajanların influenza tanısı konmuş hastalarda yerinde kullanılması, diğer grip benzeri hastalık tablosu olarak adlandırılan ve tanısı kesinleşmemiş hastalarda yaygın olarak kullanılmaması gerekmektedir.

2020-2021 mevsimsel grip sezonunda tedavide kullanılan temel antiviral ilaç olan Oseltamivir etken maddeli ilacın da miktarı belirlenerek önümüzdeki dönem için yeterli miktarda stoklanması sağlanması oldukça önem taşımaktadır.

Covid-19 hastalığında ise yaklaşık 8 aylık bir süre geçmesine karşı halen etkinliği kanıtlanmış bir ilaç bulunmamaktadır. Covid-19 tedavisinde diğer virütik hastalıklara karşı önceden geliştirilmiş bazı antiviral ilaçlar kullanılmakta, ayrıca özellikle ağır ve yoğun bakım tedavisi gerektiren hastalarda gelişen komplikasyonlar (özellikle geç dönem ortaya çıkan sitokin fırtınası ile karakterize aşırı inflamatuvar tepki, trombus ve emboliler) için farklı ilaçlar da tedaviye eklenmektedir.

Korunmada En Etkin Silah; AŞI

Gripten korunmak için elimizdeki en etkin araç aşıdır. Antijenik drift özelliğinden dolayı virüs yapısında sürekli meydana gelen değişiklikler sonucu grip sezonu sonunda her yıl yeni bir aşının üretimi zorunlu hale gelmektedir. Grip sezonu sonunda çeşitli ülkelerden izole edilen suşların dünyada belirli merkezlerde toplanması, bunların aşı üreticisi firmalara dağıtımı, yaz mevsimi boyunca 4-5 ay süren aşı üretimi sonucunda sonbaharda bir sonraki grip sezonuna yetiştirilen aşılar piyasaya sürülmektedir. Bu nedenle aşı içeriğinde bulunan antijenler influenza virüslerinin devam eden değişimini yansıtmaktadır. 1977 yılından günümüze influenza aşıları, A/H3N2, A/H1N1 ve İnfluenza B virüslerinin en güncel antijenik varyantlarını içerir.

FDA onaylı ve kullanımda olan 3  tip aşı bulumaktadır:

a. Trivalent İnaktive İnfluenza Virüs Aşısı (İİV3)

b. Kuadrivalent İnaktive İnfluenza Virüs Aşısı (İİV4)

c. Canlı Attenüe İnfluenza Virüs Aşısı (CAİV)

Üçlü (trivalan) influenza aşıları içinde üç viral antijen vardır:

• İnfluenza A H1 N1

• İnfluenza A H3 N2

• İnfluenza B (Yamagata veya Victoria)

Dörtlü (quadrivalan) influenza aşılarında diğer

üç virüs antijenine ek olarak ikinci bir influenza B virüs suşu vardır:

• İnfluenza A H1 N1

• İnfluenza A H3 N2

• İnfluenza B (Yamagata)

• İnfluenza B (Victoria)

Ülkemizde trivalan ve quadrivalan aşılar sezon başında genellikle piyasada bulunmaktadır. Ancak 2019-2020 sezonu başlangıcında grip aşılarının ülkemize gelişi gecikmiş ve bir süre piyasada temininde güçlük yaşanmıştır.

Grip Aşısının Öncelikle Uygulanması Gereken Kişiler:

• Gebeler (2. ve 3. trimestr)

• 65 yaş üzerinde olan kişiler

• 6 aylıktan küçük bebeklerle yaşayanlar veya onlara bakanlar

• Sağlık çalışanları ve acil servis tıbbi personeli

• Astım dahil kronik akciğer ve kalp-damar sistemi hastalığı olanlar

• Diyabet dahil herhangi bir metabolik hastalığı olanlar

• Kronik böbrek yetmezliği olan hastalar

• Kan hastalığı (hemoglobinopatisi vb) bulunanlar

• Bağışıklık sistemi yetmezliği olan veya bağışıklığı baskılayan tedavi alanlar

• Yaşlı bakımevleri ve huzurevlerinde kalanlar

Aşı Uygulanmasının Sakıncalı Olduğu Kişiler

(İİV3 ve İİV4)

•  6 ay ve daha düşük yaş grubundaki çocuklar

• Daha önce Guillant-Barre sendromu geçirenler

• Yumurtaya allerjisi olanlar

• Daha önce herhangi bir aşıya karşı ciddi bir alerjik reaksiyon gösterenler

• Aşı sırasında orta-ağır ateşli veya ateşsiz akut hastalık geçirenler taburcu olacak kadar iyileşene dek.

Altı Aylıktan Büyük Herkes Grip Aşısı Yaptırmalı

2020-2021 sezonu için en iyi öneri mevcut kronik hastalık durumuna bakılmaksızın bütün toplum için 6 aylıktan büyük her bireyin İnfluenza aşısı yaptırmasıdır. 6 ay-9 yaş arası çocuklar, eğer önceden hiç aşılanmamış iseler 1 ay ara ile 2 kez grip aşısı olmalıdır. 6 ay-3 yaş arası çocuklara da uygulanacak her iki doz aşı yarım doz olarak yapılmalıdır. 9 yaş üzerindeki her çocuk ve erişkin yaş grubu için tam dozda tek aşı uygulanması yeterlidir.

İnfluenza sezonu genellikle Kuzey Yarımkürede ekim-mart ayları arasındadır. Aşı temin edilir edilmez aşılanmaya başlanmalı ve sezon boyunca devam edilmelidir. Bu nedenle aşılamaya eylül ayında başlayıp mayıs sonuna kadar devam edilebilir. Mevsimsel influenza aktivitesi genellikle ocak, şubat aylarında veya daha sonra pik yapar. Aşının koruyuculuğu yapılan çeşitli çalışmalarda yüzde 47-60 arasında bulunmuştur. Sağlık Bakanlığı verilerine göre ülkemizde grip aşısı ile aşılanma oranları son yıllardaki verilere göre maalesef %2-3 gibi son derece düşük bir orandadır.

2020 yılı sonbaharı Covid-19 Pandemisi ile yoğun bir şekilde mücadele eden dünya ülkelerinde İnfluenza vakalarının da artmasıyla içinde çıkılamaz kaotik bir hal alabilir. Her iki hastalığın bireyde aynı anda ortaya çıkması daha ağır bir klinik tablo doğurabilir. Bu nedenle hiç olmazsa aşı ile korunma şansı bulunan İnfluenzaya karşı toplumda yaygın ve katılımı yüksek bir aşılama yapılması hastalık ile mücadelede daha olumlu bir sonuca yol açabilir. Ayrıca bazı ülkelerde (Brezilya, İtalya, ABD) grip aşısı ile aşılanmış kişilerle yapılan geniş kitleli çalışmalarda grip aşısının Covid-19’ un hastalık şiddetini azalttığı ve ölüm oranlarında düşüş yaşandığı yönünde sonuçlar alındığını gösteriyor. Öte yandan BCG aşısını rutin uygulayan bazı ülkelerde de Covid-19 açısından daha olumlu tabloların alındığı yönünde yayınlar bildirilmektedir.

İmmün (bağışıklık) sistemi özellikle T lenfositlerin aktivasyonu üzerinden enfeksiyon hastalıklarında çok karmaşık döngülerle yanıt verebilmekte, bazı enfeksiyonlara karşı uygulanan aşıların (Afrikadaki yoğun oral polio aşılamalarında olduğu gibi) diğer başka enfeksiyonlarda da kısmi koruma sağladığı gözlenmektedir. Covid-19 hastalığının immünitesi üzerinde yapılan araştırmalar arttıkça bu konuda yeni gerçeklere ulaşılacağı kuşkusuzdur.

“Aşılanma Oranları Tüm Yurtta Artmalı”

Sonuçta 2020 yılı sonbaharında İnfluenza aşısına karşı tüm dünyadan yoğun bir talep olacağı kaçınılmaz görünmektedir. Nitekim bazı Batı Ülkeleri aşı üreticisi firmalardan ülke nüfuslarının en az yarısı kadar dozda İnfluenza aşısı siparişlerinde bulundular. Ülkemizde de bu yıl eğer yeterli aşı temin edilebilirse 6 aylıktan büyük her çocuğa ve tüm erişkinlere grip aşısı yapılmasına yönelik bir politika izlenmesi ve hazırlık yapılması Sağlık Otoritesi tarafından planlanmalıdır. Toplumun bu konuda aydınlatılması, geçmiş yıllardaki son derece düşük grip aşılama oranlarının da bu çerçevede yükseltilmesi çok önemlidir.

Hazırlayan: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı- İlkdost OSGB İşyeri Hekimi

Dr. Reha Masatlı