Tehlike Farkındalığı

Tehlike Farkındalığı

İş yerlerinde yaralanmalar kazalardan, kazalar, güvensiz hareket ve davranışlardan, güvensiz hareket ve davranışlar insan kusurları ve ihmallerden, insan kusurları ve ihmaller yanlış̧ kültür ve temel eğitim eksikliklerinden meydana gelmektedir.

Bizler zarar gelebilecek büyük tehlikelere karsı eğitilmişiz. Algımız tehlikenin varlığında ve tehlikeyi tanımladığımızda ancak ortaya çıkabiliyor. Bu durumda bize zarar verebileceğini düşünmediğimiz küçük şeyleri yok sayabiliyoruz. Dikkat ederseniz farkında bile olmadığımız tehlikeler yaşamımızı etkileyen küçük şeylerdir ki onları görmezden gelmek bazen ciddi sonuçlar doğurabilir. Özellikle de güvenliğimiz söz konusu ise.

Hiç Düşündünüz mü?

• Forkliftten sızan zemindeki küçük bir yağ birikintisi... Endişelenecek kadar önemli olmadığını düşündüğünüzden, işaret koymadığınız sızıntıya basıp ayağınızın kayabileceğini...

• Rafta depolanmak yerine zemine konulmuş bir kutu malzeme... Daha önce etrafından onlarca kez geçilmiş olmasına rağmen sonunda sizin geçerken takılıp düşebileceğinizi...

Camdaki küçük bir çatlak; farkında olmadığınız, yok saydığınız o çatlağın gün geçtikçe büyüyüp sizin üzerinizde tuzla buz olabileceğini...

Her gün telefonlarımızı ya da bilgisayarlarımızı şarj ediyoruz... Prizdeki küçük bir artık akım oluşumu yüzünden hayatımızdan olabileceğimizi..

Ve daha niceleri... Tüm bu gerçekleşmeyi bekleyen ya da gerçeklesen durumlar bizler tarafından yeteri kadar tehlikeli görünmediğinden yaşanmaktadır. Bu nedenle sağlıklı bir çalışma hayatı için çevremizdeki tüm potansiyel tehlikelere dikkat etmeli, işe başladığımızda birkaç dakika kendimize zaman ayırmalıyız. Ramak kala ya da küçük bir tehlikeyi de anlık olarak rapor etmeliyiz. Unutmamalıyız ki bu tür “küçük şeyler” kendimizin ya da diğer çalışanların ciddi yaralanmasına neden olabilmektedir.

Ramak Kala Olay Nedir?

İş yerinde meydana gelen, çalışan, iş yeri ya da ekipmanını zarara uğratma potansiyeli olduğu halde zarara uğratmayan olaylar ramak kala olaylar olarak adlandırılmaktadır. Günlük hayatta karşılığı “Az kalsın”, “Neredeyse” veya “Kıl payı” diye anlatmaya başladığımız tehlikeli durumlar ya da tehlikeli davranışlardır. Aşağıda cümlelerle bazı ramak kala olaylar örneklenmektedir.

• Neredeyse ofis kapısı bana çarpıyordu...

• Az kalsın ıslak zeminde kayıyordum...

• Dikkat etmeseydim cam kapıya çarpıyordum...

• Tam kablolara takılıp düşüyordum ki ucuz atlattım... • Neredeyse dolap üzerime devriliyordu...

• Hemen kaçmasam malzemeler üzerime düşüyordu...

Ramak Kala Olaylar İçin Önlem Alınması Şart!

Heinrich'in Kaza Piramidi Teorisine göre her meydana gelen 1 ağır yaralanmalı ve ölümlü kazanın temelinde; 29 uzuv kayıplı ve 300 ramak kala olay vardır. Kaza Piramidi (1-29-300)’ nin bir diğer önemli özelliği ise işletmede yaşanabilecek kazalar hakkında önceden tahminde bulunma şansı da vermesidir. Buna dayanarak ramak kala olaylar ve hafif atlatılmış̧ iş kazaları, daha büyük iş kazalarının habercisidir. Dolayısıyla iş yerinde yaşanan ramak kala olaylarının belirlenmesi, kayıt altına alınması ve yaşanabilecek kazaların önlenmesi için çalışmalar yapılmalıdır.

Heinrich’e göre bir kazaya neden olan olayların dizisinde beş̧ faktör vardır

  1. Sosyal çevre (Doğal durum): Sosyal çevre şartları risklerin alınmasına ya da oluşmasına yol açar. İnsanın doğa karşısındaki zayıflığıdır. Bu olmasaydı kaza olmazdı. İlk neden budur ve tam olarak önlemek mümkün değildir.
  2. İstenmeyen insan davranışları (Kişinin hatası): Öfke, dikkatsizlik, tedbirsizlik, anlama güçlüğü, ihmal, sinirlilik, pervasızlık, gibi kişisel özürler kazaların ikinci nedenini oluşturmaktadır. İnsanların bu zaaflarını eğitim ve disiplinle kısmen düzeltmek mümkün.
  3. Güvensiz davranış ve şartlar: Kötü planlama, koruyucusuz malzeme kullanma, tehlikeli çevre ya da çalışma ortamı, işçinin yanlış bir hareket yapması (güvenli olmayan davranışlar), işverenin yeteri kadar güvenlik önlemlerini almamış olması da üçüncü nedendir.
  4. Kaza olayı: Yukarıda belirtilen üç faktörün arka arkaya dizilmesi de kazanın olması için yeterli olmaz. Önceden planlanmayan ve bilinmeyen, zarar vermesi muhtemel bir olayın da meydana gelmesi gereklidir. Kesinlikle çevreye veya çalışana zarar verebilecek bir olayın olması şarttır.
  5. Yaralanma (Zarar): Yasal kaza olması için bu son halkanın da oluşması yani oluşan olay sonucunda bir yaralanma veya zarar olması şarttır. Tipik olarak kazalardan meydana gelen yaralanmalara incinmeler ve kırıklar da dahil edilmektedir. Heinrich’e göre her kaza (yaralanma, zarar görme olayı) yukarıda sıralanan beş temel nedenin arka arkaya dizilmesi sonucu meydana gelmektedir. Bunlardan biri olmadıkça bir sonraki meydana gelmez ve dizi tamamlanmadıkça kaza ve yaralanma olmaz. Bu durumda çalışanlar olarak 3. nedeni yani güvensiz davranışlar sergilenmez ise kaza zincirini bozulmuş olacaktır.

Hiçbirimiz mükemmel değiliz. En iyilerimiz bile zaman zaman unutabilir veya yanlış kararlar verebilir. Güvenlik çabalarımızı en üst düzeye çıkarmak için birbirimizi gözetmemiz gerekebilir.

Sağduyulu olunmalı... Acıdan kaçınmanın kolay yolu diğerlerinin nasıl risk aldığını ve yaralandığını gözlemlemek, zor olan yolu ise kendimizin yasayabileceğini bilmektir.

Aceleci davranılmamalı... Bazen işin çabucak bitirilmesi, güvenli çalışılmasından önde tutulabiliyor. İyi ve güvenli çalışmak için zaman ayırmalıyız.

Şansa bırakılmamalı... Gözü̈ pek davranışların ya da güvenli çalışma uygulamalarının bariz biçimde göz ardı edilmesinin tüm ekibi riske sokabileceği unutulmamalıdır.


UNUTMAYINIZ!

Tutumlarımız davranışlarımızı etkiler. Olumlu bir tutum içindeysek, büyük ihtimalle güvenli davranışlar sergileriz.

 

Kaynaklar: http://www.kayitdisi.gov.tr/wps/portal/sgk/tr/kurumsal/istatistik/sgk_istatistik_yilliklari