Mesleksel Astım, Nedenlerı̇ Ve Korunması

Mesleksel Astım, Nedenlerı̇ Ve Korunması

Dünyadaki tüm astım olgularının 10/100’unu mesleksel astım oluşturmaktadır. Özellikleri, görülmesi ve maruziyet kaynakları meslekle ilişki olduğundan yasal boyut açısından da önem kazanmaktadır. İş sağlığı ve güvenliği bakımından oldukça önem taşıyan bu konuya dikkat çekmek ve alınması gereken önlemleri hatırlatmak istedik...

Meslek hastalıkları, yapılan işe, iş yerinde karşılaşılan fiziksel, kimyasal, biyolojik ve psikolojik etkenlere, bu etkenlerle karşılaşan kişinin özelliklerine bağlı olarak gelişen hastalıklardır. İş yerinde karşılaşılan etkenlerin bazıları için başlıca hedef solunum sistemidir. Duyarlılık oluşturan ajanlarla temas sonucu, rinit, astım ve aşırı duyarlılık pnömonisi gibi solunum hastalıkları gelişebilmektedir. Solunan ajanın fiziksel ve kimyasal özellikleri, düzeyi, temasın süresi ve yoğunluğu, ajanla karşılaşan (soluyan) kişinin özellikleri, endüstriyel hijyen uygulamaları mesleksel astım gelişimini etkilemektedir.

Mesleksel Astımın Alt Başlıkları

Mesleksel astımın hukuki boyutu nedeniyle mediko‐legal yaklaşım açısından mesleki astımın 4 alt başlıkta incelenmesi gerekmektedir. Bunlar:

  1. Mesleki Astım: Herhangi bir atopi, alerji, hava yolu aşırı duyarlılığı, astım semptom ve kliniği olmayan bir kişide, astım yapıcı bir ajanın olduğu bir işe başlamasından en az 3‐6 ay sonra ortaya çıkan, işle ilişkili astım kliniği ve fonksiyonel değişiklikleri ile karakterize olan tablo olarak tanımlanmaktadır.
  2. Mesleğin Ortaya Çıkardığı Astım: Atopi, alerji, hava yolu aşırı duyarlılığı veya astım öyküsü olan bir kişinin herhangi bir işe başladıktan sonraki herhangi bir zamanda astım semptom, klinik ve fonksiyonel değişikliğin artması ile karakterize durumdur.
  3. Reaktif Havayolu Disfonksiyonu Sendromu (RADS): Daha önce herhangi bir solunum sorunu olmayan bir kişide ani ve yoğun bir kimyasal‐gaz vb maruziyetinden sonraki 24 saat içinde ortaya çıkan astım semptomları, klinik ve fonksiyonel bulguları ile karakterize ve ortalama 3‐6 ay kadar süren tabloya denir.
  4. İrritanlara Bağlı Astım: RADS tablosunun 6 aydan fazla devam etmesi ve tekrarlayan irritan maruziyeti ile alevlenmeler göstermesi halidir. Astım yapıcı potansiyeli olan mesleklere her gün yenileri ilave olmaktadır. Mesleki astıma yol açtığı saptanmış olan ajan sayısı ise 350’yi geçmiştir.

Mesleksel Astımın Belirtileri

Farklı nedenlerle ortaya çıkan diğer astım türlerinde olduğu gibi mesleki astımda da göğüste sıkışma, hırıltı ve nefes darlığı hastalığın ilk belirtileri arasında yer almaktadır. Bunun yanında, bazen sadece geceleri ortaya çıkar hırıltı, öksürük nefes darlığı ve göğüste sıkışma görülebilmektedir. Burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve gözlerde tahriş de eşlik eden diğer belirti ve semptomlar arasında yer almaktadır.

Mesleksel astım gelișmesinde yüksek risk tașıyan maddeler:

İzosiyanatlar (toluene diisocyanate, mesleksel astım %5-10 oranında), tahıl unu ya da tozu (fırıncılar arasında astım %10 oranında), lateks (sağlık çalıșanları bașta olmak üzere oran %6), odun tozları (%4 oranında) risk yaratmaktadır. Örneğin hasta; kimya, petrol, yağ, gıda, deterjan, ilaç (antibiyotik), plastik, reçine, lastik, poliüretan, tekstil endüstrisi, kaynak, lehim, kromaj, marangoz, mobilya yapım, cila atölyeleri, silo, tahıl ambarı, deney hayvanı laboratuvarı, basımevi, kuaför salonu, fırın, un değirmeni gibi iș yerlerinden birinde çalıșıyor ve öksürük, nefes darlığı, hırıltı ve göğüste sıkıșma hissi yakınmaları ile bașvuruyorsa mesleksel astım olasılığı akla getirilmelidir.

Korunma Yöntemleri Nelerdir?

İş yeri hekimlerinin düzenli olarak yaptıkları sağlık taramaları da erken tanı için kullanılabilecek önemli bir uygulamadır.

Birincil Koruma: Hastalığın ortaya çıkmasının engellenmesi için temasın azaltılması hatta tamamen kesilmesi en uygun korunma yöntemedir. Eğer yapılamıyorsa maske kullanımı, iyi havalandırma, ıslak havalandırma gibi önlemler iş kolunun özelliğine göre seçilip uygulanmalarına özen gösterilmelidir. Tüm ajanlarda olmasa da bazı ajanlar için kişinin sigara içiyor olması ek bir risk oluşturmaktadır. Bu nedenle sigara karşıtı çalışmalar yürütülmesi de önem taşımaktadır.

İkincil Koruma: Mesleksel astımın erken tanısı ile hastalığın şiddetini ve süresini azaltma girişimleri ikincil koruma kapsamında yer almaktadır. Erken tanı ve işten (en azından sorumlu ajanla temastan) uzaklaştırma, uzun süreli seyirde en önemli katkıyı yapar. Mesleksel astımı olanların %60'ında işten ayrılmakla birlikte, sorumlu ajana karşı bronş aşırı duyarlılığında azalma gözlenmektedir. İş yeri hekimlerinin düzenli olarak yaptıkları sağlık taramaları da erken tanı için kullanılabilecek önemli bir uygulamadır.

Üçüncül Koruma: Hastalığın kötüleşmesini önlemek ve komplikasyonları engellemek (tıbbi bakım ve tedavi) üçüncül koruma kapsamında yer alır. Tedaviye tanıdan hemen sonra başlanması, hava yollarının duyarlılığında belirgin azalma sağlamaktadır. Mesleksel astımın tedavi ilkeleri, genel astım tedavi ilkelerinden farklı değildir. Yakınmaları kontrol altına almak, atakları önlemek, ilaç gereksinimini azaltmak, solunum işlevlerini normal sınırlara yakın tutmak, günlük aktivitenin ve egzersizin kısıtlanmamasını sağlamak, ilaç yan etkilerinden sakınmak başlıca amaçlardır. Hava yollarındaki yangısal değişikliklerin ortadan kaldırılması tedavinin temelini oluşturmaktadır.

Sonuç olarak, mesleksel astımın ağır sosyal, ekonomik, tıbbi ve hukuksal sorunlara yol açabileceği göz önünde bulundurmalı ve endüstrinin sunduğu olanaklardan yararlanırken bu uğurda kimsenin yaşamını ya da bedenini -sağlığını- tehlikeye atmasına göz yumulmamalıdır.