Kış Hastalıkları

Havaların soğumasıyla birlikte vücut direnci de azalmaya başladığından hastalıklara karşı korunabilmek için bazı önlemlerin alınması gerekir. Aksi taktide, gripten bronşite, boğaz enfeksiyonların dan sinüzite pek çok hastalık hem bizleri hem de çocuklarımızı etkisi altına alabilir.  Özellikle de kapalı ve kalabalık ortamlarda hastalıklar solunum ve yakın temas sonucu daha kolay bulaşır ve hızla yayılır. Kış boyu bizi etkisi altına alan hastalıklara karışa önlem alabilmek için önce onları tanımak gerekir...

Grip

Grip (influenza) virüsü tarafından oluşan bir hastalıktır. Yüksek ateşle başlayıp kas, boğaz ve baş ağrısıyla seyreden gribe, burun akıntısı/burun tıkanıklığı, bazen de öksürük eşlik eder. Yoğun bir yorgunluk hissine neden olan grip tedavi edilmezse hayatı tehdit edebilen ciddi sonuçlara yol açabilir. Aşılanma ile yüzde 70-90 oranında önlenebilen gripte istirahat etmek ve bol su içmek çok önemlidir. Yaşlıların, kronik hastalığı olanların, gebelerin aşılanması gerekmektedir. Ayrıca kış aylarında hava şartlarına uygun giyinmek, eldiven, şapka ve  atkı kullanmak en iyi korunma yolları arasındadır. Sağlıklı ve dengeli beslenmek, yeterli ve kaliteli uyumak, C vitamini takviyesi ile vücut direncimizi yükseltmek de yapılabilecekler arasında yer almaktadır.

Boğaz Enfeksiyonları

Akut Farenjit ve Tonsillitin belirtileri sadece boğazla ilgili değildir.

Faranjit, boğazın arka duvarında oluşur. Boğaz ağrısı, boğazda yanma, kuruluk gibi şikâyetlerin yanı sıra ses kısılması, ateş, halsizlik, burun akması gibi belirtiler de görülebilir. Bir tür üst  solunum yolu enfeksiyonu olan faranjit belirtilerine zaman zaman karın ağrısı ve kusma da eşlik edebilir.

Tonsillit, tonsil olarak da adlandırılan bademciklerin enfeksiyonuna verilen addır. Dilin arka kısmında boğazın her iki yanında bulunan ve önemli görevleri olan bu organlar, vücuda giren zararlı mikropları yakalayarak, bu mikroplarla savaşmada yardımcı olan hücreleri üretirler. Tonsillit ile hekime başvuran hastaya mutlaka boğaz kültürü yaptırılarak Beta mikrobu araştırılması, varsa da antibiyotik kullanımına başlanması önemlidir. Aksi halde Beta enfeksiyonlarının kalpten böbreğe kadar ciddi hastalıklara yol açma riski vardır.

Zatürre

Yüksek ateş ve balgamlı öksürükle ortaya çıkan zatürre, tek veya iki taraflı olarak akciğer dokusunu tutarak alt solunum yolu enfeksiyonuna neden olur. Çoğunlukla üst solunum yolu enfeksiyonunun aşağı inmesi sonrası meydana gelir. Birçok virüs ve bakteri bu hastalığa neden olabilir. Tedavi edilmezse yaşamı tehdit eden ciddi bir hastalıktır.

Bronşit Ve Bronşiolit

Alt solunum yolu hastalıkları olan bronşit ve bronşiolit, 'Akciğer ağacı' denilen, solunum yolları dalcıklarının virüs ve bakteriler tarafından iltihaplanması ile oluşmaktadır. Akciğerlerin küçük hava yollarının hastalığına bronşiolit, büyük hava yollarının hastalığına bronşit denir. Öksürük ve hışıltılı solunum gibi belirtilerle kendini gösteren bu sorun, tedavi edilmezlerse zatürreye dönüşebilir.

Nezle

Kış aylarının en sık görülen üst solunum yolu enfeksiyonun başında gelen nezleye (soğuk algınlığı) virüsler yol açar. Salgılar, yakın temas ve solunum yoluyla bulaşır. Açık renkli burun akıntısı, burun tıkanıklığı, boğaz ve burunda kaşıntı hissi, hapşırık, bazen de öksürük ve ateş yaşanabilir. Soğuk algınlığı için herhangi bir aşı bulunmamakla birlikte,  gripte olduğu gibi hijyen kurallarına dikkat etmek korunmada son derece önemlidir. İş yerinde kullanılan mendiller masa üstüne konmamalı, prizler, masalar, kapı kolları dezenfektan malzemeler ile silinmeli ve cam açarak ortam sık sık havalandırılmalıdır.

Orta Kulak İltihabı (Otit)

Özellikle soğuk algınlığı, grip, farenjit gibi üst solunum yolu enfeksiyonları sırasında veya sonrasında bakteri ve virüsler boğaz ile kulak arasında uzanan östaki kanalı vasıtası ile boğazdan orta kulağa geçerek burada enfeksiyona neden olur. Orta kulak iltihabı, kulak ağrısı, ateş ve işitme azlığı ile kendini gösterir. Eğer zar delinirse pürülan bir akıntı kulak dışına da akar. Bu nedenle zaman kaybedilmeden en kısa sürede hekime gidilmesi gerekmektedir.

Sinüzit

Sinüsler;  burun çevresindeki kemiklerin içerisinde yer alan hava boşlukları olarak tanımlanır ve aşağıdaki alanlarda yer alır.

  • Yanak sinüsleri (maksiler sinüsler),
  • Alın sinüsleri (frontal sinüsler),
  • Gözler arasındaki sinüsler (ön ve arka etmoid sinüsler)
  • Geniz bölgesindeki sinüsler (sfenoid sinüsler) .

Sinüzit yüz kemiklerinin içerisindeki boşlukların iltihaplı doku ile dolmasından ortaya çıkan bir hastalıktır. Burun tıkanıklığı, sarı-yeşil renkte burun akıntısı, geniz akıntısı, baş ağrısı ve koku almada güçlük ile kendisini gösterir. Sinüzit tedavisinde, akışı bozulan sinüste üreyen bakterinin öldürülmesi, akışın yeniden düzeltilerek sinüsün temizlenmesi hedeflenmektedir. Akut sinüzitlerde, bakteriyi öldürmek için antibiyotik, akışın sağlanması için ise burun damlaları, ağızdan kullanılan burun açıcı bazı ilaçlar ve burun temizliği yeterli olabilir. Kronik sinüzit de ilaçlarla birlikte ameliyat da söz konusu olabilmektedir.

Gastroenterit

Bağırsak enflamasyonu olarak tanımlanan gastroenteritte, birçok bakteri ve virüs ishal tablosuna neden olabilir. Hastalık hafiften ağır dereceye kadar farklı şiddette seyredebilir. Bazen inatçı kusma ve ateş de eklenerek, hastaneye yatışa kadar gidebilir. Kış aylarında özellikle kusma, ishal ve ateş ile seyreden bağırsak enfeksiyonu olan rotavirüs çocuklarda da çok sık ortaya çıkmaktadır.

Kış Hastalıklarından Korunmak İçin

  • Hasta kişilerle temastan kaçının: İnce giyinmek ve dolayısıyla üşümek akyuvarların çalışma hızının azalmasına ve dolayısıyla bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olmakla birlikte tek başına hasta etmez. Hastalığın arkasındaki en büyük neden yakınlardaki hasta kişilerdir. Bu nedenle öncelikle hasta olan kişilerle temastan kaçının. Kış hastalıkları en çok solunum yolu ile bulaştığından öpmek yerine karşınızdakine başınızla selam verin. Kapalı ve kalabalık ortamlardan mümkün olduğunca girmemeye çalışın.
  • Uykunuza özen gösterin: İyi bir uyku, sağlıklı bir bağışıklık sistemi için oldukça önem taşır. Çünkü organizma gece boyunca kendini yeniler ve yeni gün için güç toplar. Zinde bir gün geçirmek için en az 6, en fazla 8 saat uyumak gerekir.
  • Sıvı tüketimini artırın: Ihlamur gibi bitki çayları, posası içine ilave edilmiş meyve sularıyla günlük sıvı alımını artırın.
  • Ellerinizi sık sık yıkayın: Elleri sık sık yıkamak ve ağıza, buruna, gözlere sürmemek hastalıklardan korunmak adına yapılacakların başında gelir. Bu nedenle özellikle kalabalık ortamlarda bulunulduğunda, toplu taşıma araçları kullanıldığında mutlaka eller yıkanmalı. Çocuklara da hijyen kuralları öğretilerek uygulaması sağlanmalı.
  • Ortama uygun kıyafetler giyin: Ortama uygun katlı kıyafetler giyip, sıcaklığa göre artırıp azaltmak korunma yollarındandır. Mikroplar sıcakta kolayca ürediklerinden ortamı aşırı ısıtmamak, evi, sınıfları ve bulunulan ortamı düzenli havalandırmak ve klimaların düzenli bakım ve temizliğini yaptırmak yapılacaklar arasındadır.