Hipertansiyonun İş Hayatındaki Rolü

Tansiyon ya da kan basıncı, kalbin kanı pompalarken damar cidarında oluşturduğu basınçtır ve mm cıva (Hg) olarak ifade edilir. Bu basıncın istenilen değerin üstünde olması durumu hipertansiyon olarak kabul edilir.

Kan basıncı sistolik (halk arasında büyük tansiyon) ya da kalbin kanı pompalarken oluşturduğu basınç ve diastolik (halk arasında küçük tansiyon) ya da kalbin kan pompalamaya ara verdiği dönemdeki basınç olarak iki farklı değerden oluşur. Normal kan basıncı değerleri sırasıyla sistolik için en çok 130 mm Hg, diastolik için ise en çok 85 mm Hg olmalıdır, bu değerler normal kan basıncı değerleridir. Sınırda normal değerler ise sistolik kan basıncı için 130-139 mm Hg, diastolik kan basıncı içi ise 85-89 mm Hg dır. Hipertansiyon sınırı ise sistolik kan basıncı için 140 mm Hg, diastolik kan basıncı için ise 90 mm Hg dır.

Hipertansiyon Yüksekliğine Bağlı Olarak Komplikasyonlar Artıyor

Tedavi edilmeyen hipertansiyonun, kalp yetersizliği, koroner kalp hastalığı, inme, böbrek yetersizliği, periferik arter hastalığı, aort diseksiyonu ve ölüm oranını artırdığı ortaya konmuştur. Hipertansiyonun komplikasyonları ve buna bağlı ölüm oranı, kan basıncı yüksekliği ile doğru orantılı olarak artmaktadır. Tüm hipertansiyon olgularının yaklaşık yüzde 80-90’ını oluşturan primer (esansiyel) hipertansiyon, kesin mekanizması bilinmeyen, herhangi bir ikincil hastalığa bağlı oluşmamış, sistemik arteriyel kan basıncının sürekli yüksekliğidir. Hastaların yüzde 10-20’sinde, hipertiroidi, Cushing, hiperparatiroidi, hipotiroidi, akromegali, uyku apnesi, parankimal böbrek hastalığı, renal arter stenozu ve diğer bazı hastalıklara bağlı sekonder hipertansiyon mevcuttur.

Hipertansiyon Tedavisi

Hipertansiyon tedavi edilebilir bir hastalık olmakla birlikte, tedavisi ömür boyu süren kronik bir sorundur. Doyalısıyla hastanın düzenli olarak hekim tarafından kontrol edilmesi son derece önemlidir. Hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçlarla kan basıncı normal sınırlara düşer ancak tedavinin kesilmesi durumunda kan basıncı değerleri yine eski seviyelerine gelir. Bu nedenle tedaviye ara verilmemesi ve en az yılda bir kez hekim kontrolüne gidilmesi gerekmektedir.

Bazı özel durumlarda hipertansiyon bir böbrek hastalığına veya hormon artışına bağlı olarak gelişebilmektedir. Bu durumlarda altta yatan böbrek hastalığı veya hormonal bozukluğun tedavisi ile kan basıncı düzelebilir veya en azından daha az sayıda ilaçla daha rahat kontrol edilebilir hale gelebilmektedir.

İş Hayatında Hipertansiyona Neden Olan Etkenler

  • İş Gerginliği

Esansiyel hipertansiyon gelişimi için iş gerginliği bir risk faktörüdür.  Kan basıncı yüksekliği ile uzun çalışma saatleri, emek- kazanç dengesizliği, tehdit ve iş güvencesizliği arasında ciddi bir bağ gözlenmiştir.

  • Kronik Gürültü 

Gürültü maruziyeti ile kan basıncı yüksekliği arasında kanıtlanmış bir bağ vardır. Çalışanlar iş gürültüsüne ne kadar uzun süre maruz kalırsa kan basıncı düzeyleri o kadar yükselmektedir. Bu bulgular, iş yerinde gürültü maruziyetinin hipertansiyon için risk faktörü olduğunu göstermektedir.

  • Uzun Çalışma Süresi

Profesyonel sürücüler, sosyal ilişkileri az meslekler, acil işler (polis, itfaiye, sağlık çalışanları) ve vardiyalı çalışanlar gibi stresli işleri yapanlarda kişinin sağlığı üzerine etkisi daha fazladır. Bu nedenle stresli ve uzun çalışma sürelerinde çalışan kişiler hipertansiyon açısından risk taşımaktadır.

  • Gebelik

Annenin çalışması, özellikle 3. trimesterde de devam ediyorsa erken doğum olmasında artış, doğum ağırlığında azalma ve preeklampsi oluşumunda artışla hipertansiyon ilişkili bulunmuştur.  Bu birlikteliğin nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Bununla birlikte,  iş stresi, uzun süre ayakta durma, ağır kaldırma ve güç pozisyonlarda çalışmaya bağlı olacağı düşünülmektedir.

  • Soğuk İş Ortamı

Kapalı soğuk ortam işçiliği esas olarak gıda endüstrisini kapsamaktadır. Taze gıdalar sıklıkla 0 ile+10°C arasında, donmuş gıdalar ise –20°C altında işlem görür. Bu durum işçilerin gün boyunca saatlerce soğuğa maruz kalmasına neden olur. Açık soğuk ortam işçiliği tarım, ormancılık, madencilik, fabrika, inşaat ile ilgili işlerde söz konusudur.  Deneysel çalışmalar, sağlıklı bireylerde soğuk maruziyetinin sistolik ve diyastolik kan basıncını 7–26 mmHg arttırdığını gösterir. Ciddi soğuğa bölgesel ani maruziyet, hafif soğuğa uzun süreli genel maruziyetten daha önemli bir strestir. Yüksek kan basıncı kardiyovasküler hastalık için en önemli risk faktörlerinden biridir. Düşük ısı hipertansif hastalarda hipertansiyonu alevlendirir. Çalışma sürelerinin 1/3’ünü  kapalı çok soğuk ortamda geçirenlerde (–20 ile –50˚C) daha fazla hipertansiyon görülmektedir.

  • Isı ve  Nem

İtfaiyeciler, maden dökümcüleri, açık hava inşaat işçileri, kolluk kuvvetleri, plastik imalatçıları, peyzaj ve rekreasyon çalışanları, havalandırması olmayan depolarda çalışanlar, aşçılar ve mutfak çalışanları ve fırıncılar ısı ve nemden en fazla etkilenen meslek sahipleridir. Bu kişilerde aşırı terleme ve vazodilatasyon nedeniyle postural hipotansiyon da oluşabilmektedir.

  • Fiziksel İş Yükü 

İş yükünün ağır olması ve fizik güç gerektirmesi metabolizmayı ve kalp hızını arttırarak kan basıncının yüksekliğine yol açabilir. Ağırlık kaldırma, taşıma, itme, çekme gibi bedenleriyle çalışan işçilerin kalp sağlıklarını korumak ve inme riskini bertaraf etmek için özel dikkat göstermeleri gereklidir.

  • Kimyasallara Mesleki Maruziyet

Kadmiyum: Hipertansiyon yapma olasılığı nefrotoksik dozun altındaki düzeylerde görülmektedir.

Kurşun: Olası mekanizma böbrek hasarına neden olabilmekte dolayısıyla hipertansiyon için risk oluşturmaktadır.

Pestisitler: DDT işçilerinde yüksek hipertansiyon hızı bildirilmiştir. Döküm işçilerinde arsenik maruziyetine bağlı kardiyovasküler hastalık riskinde artış söz konusudur.

Hipertansiyonu Olan Çalışanlar Düzenli Tıbbi Gözlem Altında Tutulmalı

Genellikle hipertansiyon kontrol altındaysa kişinin işi üzerindeki etkisi minimaldir. Çalışanlar ilaçlarını düzenli kullanmalı ve kan basıncı düzensizliklerinde tıbbi yardım almalıdır.

Hipertansiyon, koroner kalp hastalığı, kalp yetmezliği, inme, böbrek yetmezliği, retinopati gibi çalışma kabiliyetini etkileyebilecek komplikasyonlara neden olabilmektedir. Bu nedenle hipertansiyonu olan çalışanlar düzenli olarak tıbbi izlem altında olmalı ve bu şekilde gelişebilecek bir komplikasyona erken tanı konularak tedavi edilmeli, çalışma güvenliği ve sağlığı açısından bilgilendirilmelidirler.

Özellikle tedavinin erken evrelerinde halsizlik, sersemlik, iş ve ruhsal durumlarında değişiklikler olabilir. Tehlikeli ve başkalarının güvenliğini de etkileyen yüksekte / yeraltında çalışanlar, suda / su altında çalışanlar, makine operatörleri ve profesyonel sürücülük gibi meslekleri olanlar iş kazasına yol açmamak için mutlaka iş yeri hekiminden bu işleri için onay almalıdır.