Covı̇d-19 Sürecı̇nde Sağlıklı Ve Dengelı̇ Beslenme

Covı̇d-19 Sürecı̇nde Sağlıklı Ve Dengelı̇ Beslenme

Genel sağlığımız açısından son derece önem taşıyan sağlıklı ve dengeli beslenme özellikle içinde bulunduğumuz pandemi sürecinde daha da önem kazandı. Zira güçlü bir bağışıklık sistemi hastalıklarla savaşmada en etkili silahımızdır. Yeterli besin alınmadığında ise bağışıklık sistemi zayıflar ve bu durum da virüsleri güçlü hale getirir. Biz de bu sayımızda hala mücadeleye devam ettiğimiz Covid-19 süreci ve beslenme ilişkisine değinmek istedik...

Karantina sürecinde evlerde geçirilen zamanın artması birçok kişinin ilgisini mutfağa yönlendirdi. Hazır gıdaların yerini ev yapımı ürünler aldı. Elbette bu yaklaşım sağlıklı beslenme adına son derece önemli bir gelişme. Ancak asıl önemli nokta hiç şüphe yok ki, bu davranışın genel olarak hayat prensibi haline gelmesi ve sürdürülebilir olmasıdır. Genel sağlığın korunması ve bağışıklığın korunması adına neyi ne kadar yediğimiz de önem taşımaktadır.

Doğru Besinler Bağışıklığa Destek Olurken Stresi de Uzaklaştırıyor

Çevredeki biri hapşırdığında, havaya içerisinde virüs barındıran yaklaşık 20 bin küçük partikül dağılır. COVID-19 tarzı virüsler havadan yayılır ve kişinin onunla kontak halinde olmasıyla birlikte ortaya çıkar. Ancak virüslerin belli hedef dokuları vardır. Koronavirüsün hedefi akciğerlerdir. Her yerde bulunabilen virüslerin ortak amacı ise kendi DNA veya RNA’sını konak hücreye göndererek kendini kopyalatmak ve böylece çoğalmaya devam etmektir.

Bazı virüsler uyku halindedir ve ortaya çıkmak için insanların yaşlanmasını, bağışıklığın zayıf düşmesini, beslenme eksikliklerini veya stresin attığı durum ve anları bekler. Birçok kişinin yoğun stres dönemlerinde hastalanmalarının nedeni de budur. Dolayısıyla alınan doğru besinler hem bağışıklık sistemini desteklemesi hem de stres faktörünü azaltmaya yardım etmesi bakımından önemlidir. Zira, yeterli miktarda ve doğru besinler alınmadığında hem bağışıklık sistemi zayıflar hem de bu durum virüslerin daha güçlü hale gelmesine neden olmaktadır.

Doğru Beslenme Önerileri

Doğal besinleri tercih edin; Beslenme konusunda dikkat edilmesi gereken en önemli noktaların başında doğal besinlerin tercih edilmesi gelmektedir. İşlenmiş, katkı maddeli, hızlı tüketime dönük besinlerin sağlık açısından sorun yarattığı araştırmalarla da ortaya konmuş bir gerçektir. Dolayısıyla bu ürünlerden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır.

Güne kahvaltıyla başlayın; Altın öğün olarak adlandırılan kahvaltı, hem güne zinde başlamak
hem de enerjik şekilde devam etmek için önem taşımaktadır. Bir yumurta, yeşil zeytin, peynir, 1 dilim  kara buğday ekmeği, mevsimine göre yeşillik, domates ve salatalıktan oluşan bir kahvaltı menüsü hem dengeli hem de sağlıklı olacaktır.

Öğün atlamayın; Sağlıklı ve dengeli beslenme adına yaşam boyu sürdürülmesi gereken alışkanlıklardan biri de öğün atlamamak. İyi bir kahvaltının ardından öğle ve akşam yemeklerinin de kişinin ihtiyacı ve gerekliliklerine göre oluşturmak son derece önemlidir. Bu nedenle gün içinde mümkün olduğunca öğün atlamamaya özen gösterilmelidir. Öğle öğününde sebze yemekleri tercih edilmeli, akşam yemeği de erken saatlerde az miktarda yenmelidir. İlerleyen saatlerde acıkılırsa yoğurt veya süt ara öğün olarak tercih edilebilir.

Günde en az 2 lt su için; Düzenli olarak su içmek vücudumuzun dengesi için son derece önemlidir. Vücudumuz büyük oranda sudan oluşurken faaliyetlerini sürdürebilmesi için de sürekli suya gereksinmesi vardır. Birçok kronik hastalığın, diğer faktörlerin yanı sıra az su tüketimi ile ilgili olduğuna dair çalışmalar bulunmaktadır. Bu nedenle gün içinde mutlaka en az iki litre su tüketilmelidir. Yemeklerden yarım saat önce su içmeyi alışkanlık haline getirmek ve suyun oda sıcaklığında olmasına özen göstermek de önemlidir. Hiçbir içeceğin suyun yerine geçmediği de unutulmalıdır.

Hazır ve paketli ürünlerden uzak durun; Gazlı içecekler, kızartma, aşırı yağlı, tuzlu yada şekerli ürünler ve fast food tarzı hızlı tüketilen gıdalardan mümkün olduğunca uzak durulmalı. Abur cubur tarzı ürünlerin tüketimi sınırlandırılmalı.

Tuz tüketimini sınırlandırın; Fazla tuz tüketimi özellikle böbrek sağlığı ve kardiyovasküler hastalıklar açısından son derece önem taşımaktadır. Bu nedenle günlük tuz tüketimi 1 çay kaşığı (4-5 gr) olmalıdır. Sebzeler de dahil olmak üzere tükettiğimiz birçok üründe bir miktar da olsa tuz bulunduğu unutulmamalı. Kullanılan tuzun da, rafine edilmiş tuzlar yerine, kaya tuzu, deniz tuzu, himalaya tuzu gibi çeşitlerden birinin olması daha sağlıklı olacaktır. Hipertansiyon hastaları hekim önerisine göre tuz tüketmelidir.

Yağ seçimine dikkat edin; Yemekleri hazırlarken kullandığımız malzemeler de sağlıklı beslenmede önemli. Bunların başında da sıvı yağlar geliyor. Yağ seçiminde öncelikle, zeytinyağı, fındıkyağı gibi bitkisel sıvı yağlar tercih edilmeli.

Lifli gıdalara yer açın; Her öğünde lifli gıdaları tüketmek özellikle sağlıklı bir bağırsak sağlığı ve bağışıklık sistemi için çok önemlidir. Lifli ürünler ayrıca kilo kontrolünü de sağlamada da çok değerlidir. Lif, en çok kuru baklagiller, sert kabuklu kuru yemişler (ceviz, fındık, badem ve antep fıstığı) ve tam tahıl ürünlerinde bulunur. Bununla birlikte sebzeler de lif açısından zengindir. Gün içinde 3-4 ceviz, 7-8 adet badem tüketilebilir. Ancak çiğ yenen meyve sebzelerin sirkeli suda 10-15 dakika bekletildikten sonra iyice yıkanıp öyle tüketilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

Bağışıklık sisteminizi güçlendirecek besin örnekleri:
• Turunçgiller: Turunçgillerde bulunan C vitamini bağışıklık sistemini geliştirmeye yardımcı olur ve enfeksiyonlarla savaşan beyaz kan hücrelerinin yapımını artırır. En yaygın turunçgiller; greyfurt, portakal, limon, mandalina ve misket limonudur.

• Brokoli: A, C ve E vitamini kaynağı olan brokoli bağışıklık sistemi için yararlı besinler arasında yer alır.

• Sarımsak: Antibakteriyel ve antiviral özelliklere sahip olan sarımsağı her şekliyle tüketmek da bağışıklığı güçlendirmeye yardımcı olur.

• Zencefil: Boğaz ağrısını ve diğer enflamatuar hastalıkları azaltmaya yardımcı olur.

• Zerdeçal: Anti-enflamatuar ve hastalık önleyici özelliği bulunan zerdeçalda doğal olarak bulunan kurkumin kan şekerini dengelemeye yardımcıdır.

• Yeşil çay: Enfeksiyonla savaşmaya yardımcı olan polifenol adı verilen antioksidan kaynağı olan yeşil çay kontrollü tüketilmelidir.

• Ay çekirdeği: Fosfor, magnezyum, B-6 ve E vitamini içerir. Ayrıca triptofan kaynağıdır. Triptofan vücut tarafından doğal bir ruh hali dengeleyicisi kabul edilen serotonine dönüştürülür. Bu sayede, ay çekirdeği kaygı ve stresle başa çıkmanıza yardımcı olabilir.

Sağlıklı beslenin sağlıklı kalın.