Batı Nil Virüsü

Son günlerde toplumun da gündemini meşgul eden, ülkemizde İstanbul’un belli bir bölgesinde görülen ve ateş, baş ağrısı, halsizlik ve yorgunlukla seyreden hastalığın Batı Nil Virüsü olduğu teşhis edildi.

Daha çok Akdeniz ülkelerinde görülmekle birlikte, Afrika’dan Amerika’ya kadar birçok ülkede de ortaya çıkabilen Batı Nil Virüsü hakkında sizleri  bilgilendirmek istedik.

Batı Nil Virüsü Nasıl Bulaşır?

İnsanların çoğu Batı Nil Virüsü (BNV) ile enfekte sivrisineğin ısırması ile hastalanıyor. Sivrisinekler ise virüsü kanıyla beslendikleri kuşlardan alarak insanlara ve diğer hayvanlara bulaştırıyor. Bulaşın en çok Haziran - Eylül döneminde gerçekleştiği görülüyor. Düşük olasılıklarda görülse de Batı Nil Virüsü gebelik, doğum veya emzirme esnasında anneden bebeğine, kan verilmesiyle, organ nakilleri sonrasında ve laboratuvarda maruziyet yoluyla da bulaşma gelişebiliyor.

Batı Nil Virüsü Belirtiler ve Bulguları Nelerdir?

Hastalığın kuluçka süresi 2-14 gün arasında gerçekleşmekle birlikte sıklıkla 2-6 gün sürüyor. Bu süre bazı tıbbi nedenlerle bağışıklık sistemleri etkilenmiş kişilerde daha uzun olabiliyor. Virüsle enfekte olanların yaklaşık yüzde 70-80’inde hiçbir belirti görülmüyor. Ancak bazı kişilerde ateşli bir hastalık tablosu gelişebiliyor.

Virüsü almış yaklaşık her 5 kişiden 1’inde ateşle beraber ishal, kusma, eklem ağrıları, baş ağrısı, vücut ağrıları veya döküntü gibi diğer belirtiler de ortaya çıkabiliyor. Çoğu kişi bu tip Batı Nil Ateşi hastalığından tamamen kurtuluyor. Ancak yorgunluk ve halsizlik gibi şikâyetler haftalar veya aylarca devam edebiliyor.

Kronik Hastalıkları Olanlar Dikkat!

Şiddetli belirtilerin görüldüğü kişi sayısı oldukça azdır. Virüs bulaşmış kişilerin yüzde 1’inden azında ensefalit (beyin iltihabı) veya menenjit (beyin ve omurilik zarı iltihabı) gibi ciddi bir nörolojik hastalık tablosu gelişebiliyor. Nörolojik hastalık belirtileri; baş ağrısı, yüksek ateş, ense sertliği, oryantasyon bozukluğu, koma, titremeler, nöbetler veya felç olarak sıralanıyor. Bu ağır hastalıktan kurtulmak birkaç hafta veya aylar sürebiliyor. Bazı nörolojik hasarlar ise kalıcı olabiliyor. İstatistiklere göre, Batı Nil Virüsü nedeniyle nörolojik tablo meydana gelen hastaların yüzde 10’u hayatını kaybediyor. Ciddi hastalık tablosu açısından kanser, diyabet, hipertansiyon ve böbrek hastalıkları gibi bazı sağlık sorunları bulunan insanlar, daha büyük risk altında gösteriliyor.

Yolculuğa Çıkacak Olanlara Öneriler

Batı Nil Vürüsü çok geniş bir coğrafyaya yayılım gösteriyor. Virüsün Avrupa, Ortadoğu, Avustralya, Asya’nın bazı bölgeleri ve Afrika’da yayıldığı bildiriliyor. Kuzey Amerika’da ilk kez 1999 yılında tespit edilmiş ve o zamandan beri ABD ve Kanada’da yaygın olarak görülüyor. Bu nedenle BNV taşıyan sivrisineklerin bulunduğu alanlarda yaşayanlar ve bu bölgelere seyahat edenler risk altında olduklarından dikkat edilmesi önem taşıyor. Özellikle açık hava aktivitelerine katılan ya da katılmayı planlayanlar sivrisinek saldırısına daha fazla maruz kalabilecekleri için bulaşma riskine karşı önlem almaları gerekiyor.

Bununla birlikte eğer seyahat dönüşünde kendinizi hasta hissediyorsanız hemen hekiminize veya bir sağlık kuruluşuna başvurmanız ve hekiminizi seyahatiniz hakkında da mutlaka bilgilendirmeniz gerekiyor.

Batı Nil Virüsü Tanı ve Tedavisi

Klinik belirti ve bulgular ile kan ve omurilik sıvısı testleri gibi özel laboratuvar testleriyle hastalık tanısı konuluyor. Bu testler ile tipik olarak viral enfeksiyona karşı bağışıklık sisteminin ürettiği antikorların tespit edilmesiyle sonuca ulaşılıyor.

Batı Nil Virüsünün tedavisinde ilaç ve hastalıktan korunmak için aşı bulunmuyor. Ağrı gibi bazı belirtilerin etkisini azaltmak ve ateşi düşürmek için ağrı kesici-ateş düşürücü kullanılabiliyor.

Hafif belirtilere sahip hastaların bir kısmı tipik olarak kendiliğinden iyileşiyor, bazı belirtiler ise birkaç hafta sürebiliyor. Daha ciddi vakaları, genellikle tıbbi bakım ve destekleyici tedaviler için hastaneye yatırmak gerekiyor.

Batı Nil Virüsünden Korunmak İçin Neler Yapmalı?

Hastalığı önlemenin en etkili yolu, sivrisinek ısırıklarını engellemek. Bununla birlikte korunma amaçlı aşağıdaki önlemlerin alınması da yarar sağlayacaktır.

• Dışarı çıktığınızda böcek kovucular kullanın. DEET, picaradin, IR3535 ve bazı limon okaliptus ağacı yağı ile para-menthane-diol ürünlerinden birini içeren kovucular, uzun süreli koruma sağlar.

• Sivrisineklerin pek çoğunun en aktif olduğu akşam karanlığında uzun kollu giysiler ve pantolon giyin.

• Kapı ve pencerelerinize sineklik takın veya var olanları onarın, varsa klima kullanın.

• Kaldığınız yerin çevresindeki sivrisineklerin sayısının azaltılmasına yardım edin; çiçeklik, oluklar, kovalar, havuz örtüleri, evcil hayvan ve kuşların su ve yemek kaplarının içinde birikmiş suları boşaltın.

 

Kaynak: seyahatsağlığı.com.tr