Bağışıklık Sistemi Ve Vitaminler

Bağışıklık Sistemi Ve Vitaminler

Özellikle içinde bulunduğumuz pandemi döneminde “bağışıklık”, “bağışıklık sistemi” adını en sık duyduğumuz kavramlar arasında yer aldı. Biz de sadece dönemsel olarak değil ömrümüz boyunca sağlıklı kalabilmek adına son derece önem taşıyan bağışıklık sistemimiz ve vitaminlerin bu sistem üzerindeki etkilerini ele almak istedik...

Latince yaşam anlamına gelen 'vita' sözcüğünden kaynak alan vitaminler, sağlıklı yaşamın vazgeçilmez bir parçası olan bileşiklerdir. 

Bağışıklık, mikroorganizma, virüs, bakteri, tümör hücreleri gibi yabancı ve zararlı olan her türlü maddeye karşı organizmanın verdiği reaksiyon olarak tanımlanıyor.

Bağışıklık sistemi organ ve dokularıiki grupta tanımlanır.
Merkezi bağışıklık organlarımız kemik iliği ve timüstan oluşur.
Periferik bağışıklık ise, dalak, lenf bezi, mukozal dokudan oluşur ve edinsel immün yanıtın başladığı organlardır. Bağışıklık hücreleri merkezi organlarda olgunlaşır, periferik organlarda görevlerini yapar. İmmün sistemin görevi vücuda yabancı olan molekülleri tanımak ve onları yok etmektir. Üç önemli görevi, enfeksiyon etkenlerine direnç, vücuda giren yabancı maddelere karşı savunma, tümör gelişimine direnç olarak sıralanmaktadır.

Bağışıklık Sisteminin Mekanizması

Doğal ve edinsel bağışık yanıt olmak üzere, birbiri ile uyum içerisinde çalışan iki ayrı bağışık yanıt mekanizması vardır. Doğal bağışık yanıt elemanları edinsel bağışık yanıtların uyarılmasında önemlidir. Edinsel bağışıklık sistemi de doğal bağışık yanıt elemanlarını da kullanarak doğal bağışık yanıtı kuvetlendirir.

Doğal Bağışıklık: Sağlıklı bireylerde doğumdan itibaren mevcuttur. Sadece enfeksiyon etkenlerine karşı ilk yanıtı başlatmakla görevlidir. Etkenle karşılaşma sonrasında saatler içerisinde aktive olan bağışık yanıt mekanizmalarını başlatır. Doğal bağışık yanıt, mikroorganizmaların taşıdığı özgül molekülleri tanır ancak etkene özel olarak oluşmamıştır. Etken mikroorganizmayı ortadan kaldırmada en etkili yöntem olan edinsel bağışık yanıt mekanizmalarının uyarılmasını sağlar. Hafızası yoktur, her karşılaşmada aynı cevabı gösterir. Hücrelerimizin yüzeyini saran bariyerler, bazı kan hücreleri ve kimyasal reaksiyon sistemleri doğal bağışıklığın elemanlarıdır.

Edinsel / Kazanılmış Bağışıklık: Dokulara giren mikroorganizmalara özgül moleküller ve diğer yabancı maddelere karşı ortaya çıkan, geç (günler içerisinde) ve yavaş başlayan, ancak etkene özgül ve güçlü bir bağışık yanıtın ortaya çıkmasını sağlayan mekanizmalar olarak tanımlanır. Edinsel bağışıklık milyonlarca farklı maddeye karşı vücudumuzu koruma altına alabilir. Edinsel bağışık yanıtın ortaya çıkmasından sorumlu olan hücreler lenfosit olarak adlandırılan kan hücreleridir. Hafızası olduğu için tekrarlayan karşılaşmalarda daha hızlı ve etkili bir bağışık yanıt ortaya çıkar. Aşılamalarda da bu sistem aktive edilerek enfeksiyonlara karşı koruma hedeflenir.

Vitaminler ve Bağışıklık Sistemi İçin Önemi

Latince yaşam anlamına gelen “vita” sözcüğünden kaynak alan vitaminler sağlıklı yaşamın vazgeçilmez bir parçası olan bileşiklerdir. Yağda ve suda eriyenler olarak iki gruba ayrılır.

Yağda eriyen vitaminler; A, D, E ve K vitaminleri bu grupta yer alır. Vücutta depolandığı için yağda çözünen vitaminlerin aşırı dozu zararlı olabilmektedir.

Suda eriyen vitaminler; B ve C grubu vitaminler suda erir ve depolanma özelliği yoktur. Etkili ve yeterli bir immün yanıt için besin öğelerinin uygun miktarlarda alınması gereklidir. Bağışıklık sisteminin normal faaliyetleri sonucu oluşan yüksek miktarlardaki serbest radikaller, hücre membran yapısını olumsuz yönde etkileyerek bağışıklık sistemini baskılayabilir. Bu nedenle diyetle yeterli miktarlarda antioksidan-vitamin alımı elzemdir.

Hangi Vitamin Hangi Besinde Bulunur?

Konu bağışıklık sistemi olduğunda bazı vitamin ve mineraller daha öne çıkar. Bunlar:

C vitamini: Antioksidan olmakla birlikte bağışıklık sistemi içinde önemli rolü vardır. Suda çözünür ve depolanmaz. Narenciye, kırmızı biber, çilek, yeşil yapraklı sebzelerde bolca bulunur.

E vitamini: Güçlü antioksidan özelliği vardır. Enfeksiyonlara karşı direnç sağlamada önemli rolü vardır. Kuruyemişler, ıspanak ve brokoli gibi besinlerde bolca bulunur.

A vitamini: Bağışıklık sistemimizin düzenlenmesine yardımcı olur ve enfeksiyonlara karşı direnç gelişiminde önemli rol üstlenir. Tatlı patates, havuç, kırmızı biber, brokoli gibi besinlerde bol bulunur.

D vitamini: Metabolizmamızdaki başlıca görevi kalsiyum ve fosfor emilimini sağlayarak vücuttaki kalsiyum ve fosfor dengesini düzenlemektir. D vitamininin doğru oranlarda kullanımının birçok kanser türüne karşı koruyucu rol oynadığı yönünde çok sayıda çalışma bulunmaktadır. Kırmızı et, balık, süt ve süt ürünleri, tahıllar D vitamini için iyi kaynaklardır. Besinlerle dışarıdan alınabileceği gibi güneş ışığı etkisiyle insan vücudunda da sentezlenebilir.

D vitamininin besin yoluyla emilimi yeterince etkili olmayabilir. Bu yüzden vücutta üretim önem kazanmaktadır. Güneş ışığından yeterince faydalanamayan D vitamini üretme kapasitesi düşük kişilerde takviye gündeme gelebilmektedir. Selenyum: Antioksidan olarak kabul edilmektedir. Bu özelliğinden dolayı selenyum vücudun enfeksiyon ve inflamasyon durumlarına direnç geliştirmesinde ve varolan bir hastalığın iyileşme süreçlerinde immün sistemin önemli bir parçasıdır. Sarımsak ve balık gibi besinlerde bol bulunur. Çinko: Vücudumuzda demirden sonra en çok bulunan ikinci mineraldir. Çinko yüksek çoğalma kapasitesine sahip immün sistem hücreleri için elzemdir ve hem doğuştan hem de edinsel bağışıklık fonksiyonlarını etkilemektedir. Çinko yetersizliği, immun yanıtta baskılanmaya yol açar. Sonuç olarak; bakteriyel, fungal (mantar) ve viral enfeksiyonlara eğilimde artma gözlenir. Günlük gereksinimin karşılanabilmesinin en güzel yolu; et, balık, meyve ve sebzeler, yumurta, tam tahıllar, süt ve ürünleri, kuru baklagiller gibi besin ve besin gruplarını düzenli ve dengeli bir şekilde tüketmektir.

Vitamin Takviyesi Doktor Önerisiyle Alınmalı!

Vitaminler besin maddelerinden alındığında, vücut onları daha iyi emer ve kullanır. Vitaminleri doğrudan yiyeceklerden almak en iyi yoldur. Vitamin takviyeleri diyetinizdeki eksiklikleri yerine koymanıza yardımcı olabilirken, özellikle bazı ilaçlarla birlikte alındığında yan etkileri de olabilir. Vitaminlerin gerekliliğini doktorunuza danışarak kullanmak en doğrusudur. Unutmayalım, hiçbir vitamin takviyesi sağlıklı ve dengeli beslenmenin yerini tutamaz.

Gerekli olan bu vitamin ve mineraller, dengeli beslenen kişilerde ek bir takviyeye ihtiyaç duymadan besinlerle alınır. Bazı besin gruplarını tüketmeyen insanlarda takviyeye gereksinim duyulabilir. Bu kişiler uzman doktor görüşü ile takviye almalıdır.