28 Nisan Dünya İş Sağlığı Ve Güvenliği Günü

28 Nisan Dünya İş Sağlığı Ve Güvenliği Günü

İş Sağlığı ve Güvenliği Günü ile; iş kazaları ve işle ilgili hastalıklar nedeniyle yitirilen çalışanların anılması ve işle ilgili sağlık sorunlarının boyutlarına dikkati çekmek suretiyle tüm paydaşlar tarafından önleyici yaklaşımın benimsenmesini, sağlık ve güvenlik kültürünün işyerlerinde, toplumda ve tüm dünyada oluşturulmasına katkı sağlamak hedeflenmektedir.

 Meslek - Hastalık İlişkisi

İnsanoğlu var olduğundan beri çevresel ve bireysel çalışma koşulları nedeniyle sahip olduğu hastalıkları ve geçirdikleri kazalara bağlı olarak etkilenen hayatlarıyla hem bilim insanları hem de konu ile ilgili çalışan devlet otoriteleri tarafından merak konusu olmuştur. Her geçen yıl yapılan araştırmalar ve yeni keşiflerle, iş tanımı ve çalışma hayatının bildiğimiz tarihin çok öncesine dayandığı gösterilmektedir. Ayrıca çeşitli arkeolojik bulgular ve yazıtlarla da desteklenmektedir. Meslek ve hastalık ilişkisinin irdelenmesi ve işle ilgili oluşan hastalıklara “meslek hastalığı” tanımı yapılması, 1713 yılında Bernardini Ramazzini tarafından yazılan “De Morbis Artificum Diatriba (Yapay Nedenlerden Kaynaklı Hastalıklar Üzerine)” adlı kitap ile olmuştur. Ramazzini, doğal şartlardan kaynaklanan hastalıkları, mesleğe bağlı edinilmiş hastalıklardan ayırarak onları “yapay” olarak adlandırmıştır ve bu ayrımı bilinçli olarak yapmıştır. Tarihsel gelişmeler ve sanayileşme tüm bu süreci hızlandırmış ve mesleğe ait risklerin, önlem alınması gereken yeni hastalıkların haberlerini bizlere ulaştırmıştır.

Şeffaf Bilgi Paylaşımı Önemli

Dinamik dünya düzenine ayak uyduran yeni insanlık profilinde, gelişen teknoloji ve haberleşme araçlarıyla bilginin iletilmesi, yayılması ve geri bildirimi ile bilginin geri toplanması çok daha kolay olmaktadır. Yeni dönemde çalışmalarımızı kayıt altına alınan olay bilgisinin bir veri tablosu ve istatistiksel tablo haline dönüştürüldüğü ve üzerinde hangi oranların çoğunlukta olduğunu görerek şekillendirmekteyiz.

Tüm bu veriler her yıl derlenerek dünya genelinde ve ülkelere göre dağılım olacak şekilde istatistiki tablolar haline getirilerek yayınlanmaktadır. Bu istatistik tablolarla, iş kazalarının hangi sektörlerde daha sık gerçekleştiği, hangi yaş grubunun, hangi saatlerde daha sık iş kazasına uğradığı gibi veriler ile bir çok farklı istatistiğe de ulaşılabilmektedir. Aynı şekilde meslek hastalığı ile ilgili tutulan kayıtlara bağlı istatistiksel veriler de dünya genelinde kayıt altına alınmaktadır.

Tüm bu istatistiki veriler; dünya genelinde Uluslararası Çalışma Örgütü (ILOSTAT), Avrupa’da Avrupa İstatistik Ofisi (EUROSTAT), yerel olarak ise Türkiye’de Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından paylaşılmaktadır. Bu bağlamda ise ülkelerin şeffaf bilgi aktarımı yapmaları ve ilgili kurumlarla paylaşmaları oldukça önem kazanmaktadır.

Türkiye’de İş Sağlığı ve Güvenliği Müdürlüğünün 2018 yılı SGK iş kazası verilerine ait istatistiksel çalışmalarında iller dağılımı;

 

Yukarıdaki tablo incelendiğinde,

• İl bazında iş kazalı ve ölümlü iş kazalı sayılarında İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli ve Bursa ilk 5 sırada yer almaktadır. Türkiye’ de 2018 yılında gerçekleşen her ölümlü 3 kazadan 1 tanesi sayılan illerde meydana gelmiştir.

• Yüz binde ölümlü iş kazalı oranlarına bakıldığında ilk 5 il Karabük, Hakkâri, Artvin, Elâzığ ve Trabzon’ dur. Bu illerde yüz binde ölümlü kazalı oranının yüksek çıkmasının nedeni çalışan sayılarının az olmasıdır.

• Yüz binde iş kazalı oranlarına bakıldığında ilk 5 il sırası ile Bilecik, Karaman, Kocaeli, Manisa ve Zonguldak’ tır.

 

 

Sanayileşmenin yoğun olduğu illerde verilerin artışı çalışma düzeninde iller bazında özel denetim gerekliliğini ve mevzuata uyumun önemini göstermektedir. Ülkemizde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye Cumhuriyeti Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı müfettişleri tarafından denetimler gerçekleştirilerek iş sağlığı ve güvenliği konusunda gerekli iyileştirme faaliyetleri ve uygunsuzlukların giderilmesi için çalışmalar yapılmaktadır. İş kazası ve meslek hastalıkları istatistik tablosu incelendiğinde geçmiş yıllardan günümüze doğru iş kazası sayıları, meslek hastalığı sayılarının arttığı gözlemlenmektedir. Aslında bu artışın temel sebebi iş sağlığı ve güvenliği kültürünün yıllar içerisinde benimsenmeye başlanmasıdır. Yapılan denetimler kaza ve hastalıkların atlanmadan kayıt altına alınmaya başlandığını göstermektedir.

İş kazası ve meslek hastalıkları yaşayan çalışanlar arasında kadınların yüzdesinin erkeklere göre daha düşük olmasının sebebi; kadın çalışan sayısının, erkek çalışan sayısından daha az olmasının, bununla birlikte, çok tehlikeli ve ağır işlerde kadınların kanunen çalıştırılmamasının esas olmasının büyük bir payı bulunmaktadır.

Tüm dünyada iş sağlığı ve güvenliği kültürünün oluşması, çalışanların güvenli, huzurlu ve sağlıklı ortamlarda çalışması demektir. Bu kültürün benimsenmesi ve geliştirilmesi ancak ve ancak çalışanlar, işverenler ve kural koyucular tarafından sağlanabilir. Koyulan kurallara uyulması, yaşanan denetimler doğrultusunda güvenli ve sağlıklı ortamların sürdürülmesi iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önüne geçilmesinde en önemli unsurdur.

Kaynakça:

1. https://ailevecalisma.gov.tr/
2. https://www.brown.edu/Facilities/John_Carter_Brown_ Library/exhibitions/drugs/images/large/item_02-36.html 3.http://isg.ankara.edu.tr/2019/04/26/28-nisan-dunya-is-sagligi-ve- guvenligi-gunu/ 4. İstatistiklerle Türkiye’nin İSG Görünümü, Türkiye Cumhuriyeti Aile, Çalıșma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı- İș Sağlığı ve Güvenliği Müdürlüğü