• EN
Haberler

Sağlık Bilgisi


Kas İskelet Sistemi Hastalıkları

Türkiye’deki meslek hastalıkları insidansına bakıldığında son 20 yılda önemli bir düşüş görülse de hala ülkemizin ciddi sağlık problemlerinden birini oluşturuyor.

Fiziksel nedenli meslek hastalıkları ve nedenleri arasında; iyonlayıcı ışınlar, enfraruj ışınlarıyla meydana gelen katarakt, gürültü sonucu ortaya çıkan işitme kaybı, hava basıncındaki ani değişmeler sonucu gelişen hastalıklar, titreşim sonucu meydana gelen kemik-eklem zararları, tekrarlayan travmalar, lokal baskı sonucu oluşan hastalıklar ve maden  işçileri  nistagmusu yer alıyor.

*Kas ve İskelet Sistemi Hastalıklarının Önlenmesi” başlığında gerçekleştirilen eğitim toplantısında TTB İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Kolu eğiticileri Dr. Bülent Aslanhan ve Dr. Arif Müezzinoğlu dikkat çekici bilgiler verdi. 

 

 

Kas iskelet sistemi bozuklukları

 

Meslek hastalıkları içinde en çok şikâyet edilen problemlerin başında ise kas iskelet sistemi sorunlarının geldiğine işaret eden Dr. Arif Müezzinoğlu yaşanılabilecek sorunları şöyle sıraladı:

 

  • Tekrarlayıcı hareketler, zorlayıcı çabalar ve bileğin aşırı pozisyonlarına bağlı el ve bileğin kronik tenosinovitleri,
  • Dirsek bölgesine uzun süren basınca bağlı olekranon bursiti,
  • Uzun süre diz çökme pozisyonunda kalmaya bağlı prepatellar bursit,
  • Uzun süre diz çökerek veya çömelerek iş yapmayı takiben menisküs lezyonları,
  • Tekrarlayıcı güçlü çalışmaya bağlı epikondilit,
  • Uzun süre tekrarlayıcı güçlü çalışma, titreşim içeren çalışma, bileğin aşırı pozisyonları veya bu üçünün kombinasyonu durumuna bağlı karpal tünel sendromu.

 

Sorunun temelinde uzun süre maruziyet yatıyor

 

Kas iskelet sistemi sorunlarına neden olan etkenlere bakıldığında ülkemizdeki çalışma saatleri ve sürelerinin önemi ortaya çıkıyor. Avrupa ülkelerinin çoğunda ortalama çalışma süresi haftalık 40 saat ve çalışılan gün sayısı 5. Buna karşın Türkiye’de ise haftalık ortalama çalışma süresinin 54 saat olup, çalışanların %50’sinin 40-70 saat arasında görev yaptığı gözleniyor.

 

Yine Türkiye’de çalışanların %75’inin haftada 6-7 gün çalışması ile de dikkat çekiyor. Dr. Arif Müezzinoğlu haftada 10-19 saat çalışanlarda sırt ağrısı oranının %12,8 iken, 45 ve üstü saat çalışanlarda bu oranın %38,1’e çıktığını belirtti.  Benzer durum kas ağrılarında da gözleniyor. 10-19 saat çalışanlarda %12,3 olarak görülen kas ağrıları, 45 ve üstü saat çalışanlarda %35,2’ye kadar çıkıyor.

 

 

Stres en önemli tetikleyiciler arasında yer alıyor

 

Herhangi bir meslek ayrımı olmadan tüm meslek grupları için stres, ağrı oluşumunda önemli bir tetikleyici olarak gösteriliyor. Özellikle son yıllarda yapılan çalışmalarda artan stres ve diğer mental gerginlikler ile kas-iskelet sistemi arasında belirgin bir ilişki olduğu gösteriliyor. Stresin kaslarda gerilme ve fizik gerginliğe yol açan ciddi bir etken olduğuna işaret eden Dr. Arif Müezzinoğlu, şu bilgileri verdi; “İş gerilimi kas, iskelet sistemi semptomları için önemli bir risk faktörüdür. Araştırmalara göre, yaptığı işi stresli bulanlarda stresli bulmayanlara göre bel ağrısı daha fazla görülüyor. Bununla birlikte, ideal kiloya inme ve fiziksel aktiviteye önem verme sırt ve eklem ağrılarının azalmasını sağlayabiliyor. Ancak, depresyon semptomları, uyku bozukluğu mental semptomların artması sorunun büyümesine neden oluyor.”

 

Boyun ve omuz yakınmaları ile iş stresi arasındaki ilişki psiko-sosyal risk faktörleri içinde en net olanı olarak gösteriliyor. Stresi olmayan ya da görece daha az olan kişilerde sırt ağrısı %11,2 iken stres varlığında %71,1’e kadar çıkabiliyor. Aynı şekilde stres varlığında kas ağrısı görülme oranı %68,4’e çıkıyor.

 

Kas iskelet sistemi hastalıklarıyla mücadele

 

Dr. Arif Müezzinoğlu’nun verdiği bilgiye göre hastalıklarla mücadelede kişisel takip, işyeri ortam ölçümleri, periyodik muayene, testler ve takip önem taşıyor. Bununla birlikte, ortam gözetimleri, çalışanların bilgilendirilmesi, eğitimi, ergonomik çalışma alanları ve sistemlerinin oluşturulması da yapılacaklar arasında yer alıyor.

 

Hastalıkların önlenmesinde, iş yerinde yük taşıma kuralları, yükün özellikleri, fiziksel güç gereksinimi, çalışma ortamının özelliklerinin, işin gerekleri ve bireysel risklere göre belirlenmesi önem taşıyor.

 

Uygun çalışma ortamında bulunması gereken özellikler...

 

  • Çalışılan yer, işi yapmak için yeterli genişlik ve yükseklikte olmalı.
  • Düşme ve kayma tehlikesini ortadan kaldırmak için, zemin düz olmalı ve engellerden arındırılmalı.
  • Çalışma ortam ve şartları, yüklerin güvenli bir yükseklikte ve doğru bir vücut pozisyonunda taşınmasına uygun olmalı. 
  • İşyerinin tabanında veya çalışılan zeminlerde yüklerin indirilip kaldırılmasını gerektiren seviye farklılıkları bulunmamalı.
  • Zeminin veya üzerinde durulan yerin dengede olması sağlanmalı.
  • Sıcaklık, nem ve havalandırma koşulları uygun olmalı.

 

Eğitim toplantısında ayrıca çalışma ortamının çalışan sağlığını etkileme düzeyini belirlemek için kullanılan NIOSN Kaldırma Eşitliği hakkında da bilgi verildi. Konuyla ilgili uygulama örnekleri interaktif şekilde değerlendirildi. 

 

Titreşim sonucu oluşan kemik ve eklem sorunları

 

En sık rastlanan kemik ve eklem sorunlarının nedenlerinden birini sürekli ve güçlü titreşim oluşturuyor. Sırt ve bel ağrıları, eklem aralığında daralma, ekzostoz, osteoliz, osteoskleroz gibi dirsekte kemik ve eklem sorunları, ağrı, el gücünde azalma gibi el bileği kemik sorunları, vasomotor bozukluklar, parmaklarda iskemi, sensibilite,  bozuklukları, ağrı, Raynaud Sendromu, ender olarak gangren ortaya çıkabiliyor.

 

Yüksek frekanslı vibrasyonlarda ise elde, parmaklarda trofik ve sensitiv bozukluklar, parestezi, kramplar, kaslarda atrofi gelişebiliyor.

Bununla birlikte sürekli lokal baskı sonucu genellikle yüzeysel seyreden motor sinirlerde, sinir felçleri de gözlenebiliyor.

 

 

Bel ağrısı risk faktörleri

 

Çalışma hayatında en yaygın ve maliyeti en yüksek sağlık sorunlarından birinin bel ağrısı olduğunun altında çizen Dr. Arif Müezzinoğlu, en önemli risk faktörleri arasında, ağır yük kaldırma, çekme, itme gibi elle zorlu çalışma koşulları ve fleksiyon, lateral bükülme, aksiyal kıvrılma gibi kötü gövde duruşu geldiğini söyledi.

Çalışanların kas iskelet sistemine karşı risklerini azaltmak için yapılabilecek öneriler ise şöyle sıralanıyor:

 

  • Cismi kaldırmada mekanik yardım sağlanmalı,
  • Kaldırılacak cismin kaldırma mesafesi azaltılmalı,
  • Çalışanın mümkün olduğunca cisme yaklaşması sağlanmalı,
  • Taşıma mesafesi azaltılmalı,
  • Kaldırılan cismin ağırlığı düşürülmeli,
  • Ağırlık kaldırma sıklığı azaltılmalı,
  • Rotasyon yapılmalı.

 

TIE-Toplam Endüstri Mühendisliği Uygulamaları

 

Kas iskelet sistemi hastalıklarında farklı bir uygulama olan Toplam Endüstri Mühendisliği (TİE) yöntemi hakkında da bilgi verildi. Dr. Bülent Aslanhan, TIE yöntemiyle ele alınabilecek konuları şöyle sıraladı:

  • İş çevrimlerinin oluşturulması,
  • Operasyon kartlarının hazırlanması,
  • Proses sertifikasyon çalışmaları,
  • Lay out doğrulamaları,
  • Aparat tasarımı,
  • Çalışma alanı sertifikasyonu.

 

Dr. Aslanhan’ın verdiği bilgiye göre, ergonomi analiz ve iyileştirme ekibinin bilişenleri arasında şunlar yer alıyor:

  • Üretim çalışanları içinde; Temel üretim takımı lideri, yalın takım lideri ve  operatör.
  • Teknik destek ekibinde; İş yeri hekimi, iş güvenliği uzmanı, sürekli İyileştirme uzmanı ve üretim mühendisliği uzmanı.


Web sitemiz yer alan bilgilerin tüm hakları saklıdır, hiçbir şekilde kopyalanamaz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Sağlık bilgileri, kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz.