• EN
Haberler

Sağlık Bilgisi


Hepatit B Nedir?

 

Hepatit B virüsü karaciğerin akut ya da kronik iltihabına, siroza ve hatta  karaciğer kanserine neden olan bir mikroorganizmadır. Hastalığın henüz  etkin bir tedavisi bulunmadığı için, kişilerin Hepatit B virüsünden korunması için aşılama son derece önem taşımaktadır. Ülkemizde, Hepatit B aşısı 1998 yılında çocukluk çağı aşı takvimine eklenmiştir ve halen uygulanmaya devam etmektedir.

 

Hepatit B virüsü taşıyıcıların hemen hemen tüm vücut sıvılarında dış salgılarında bulunmaktadır. Bulaşma yolları ise, kan ve kan ürünleri nakli, kontamine cerrahi malzemeler ve enjektörlerin kullanımı, korunmasız cinsel ilişkiye girme, enfekte kişinin kan ve vücut sıvıları ile temas, kanla kontamine olan jilet, diş fırçası, manikür makası gibi eşyaların ortak kullanımı şeklinde sıralanmaktadır. Hepatit B virüsünün sarılmak, öpüşmek, tokalaşmak, havuza girmek, aynı araçta seyahat etmekle bulaşmadığı bilinmektedir. Kan, serum ve yara eksudasında yüksek oranda bulunurken, idrar, dışkı, ter, göz yaşı ve anne sütünde düşük miktarda Hepatit  virüsü bulunmaktadır. Hepatit B virüsü ile enfekte kişilerde asemptomatik enfeksiyondan fulminan hepatite kadar varabilen semptomlar görülebilmektedir.

 

Akut HPV daha hızlı iyileşiyor

 

Virüsle temas edenlerin yüzde 20’sinde akut enfeksiyon gelişirken, yüzde 80’inde herhangi klinik bulguya rastlanmamaktadır. Bu kişilerde Hepatit B varlığı ancak taramalarda antikor pozitifliği ile saptanmaktadır. Akut enfeksiyonlarda, bulantı, halsizlik, kusma, karın bölgesinde ağrı, sarılık, koyu renkli idrar, açık renkli dışkı, karaciğer enzimlerinde yükselme, karaciğerde büyüme gibi belirtiler gözlenmektedir. Klinik bulguları gözlenebilen akut enfeksiyonlarda iyileşme daha hızlı olmaktadır.

 

Kronik HPV belirti vermiyor

 

Hepatit B’nin, yeni doğanlarda yüzde 90, bebeklerde  yüzde 50, çocuklarda yüzde 20, erişkinlerde yüzde 5 oranında kronikleştiği gözlenmektedir. Bu kişilerde, herhangi bir klinik bulgu ve karaciğer enzimlerinde yükselme gözlenmezse taşıyıcılık söz konusu olmaktadır. Ancak, sağlıklı taşıyıcılık ve kronik hepatit ayrımı karaciğerin histolojik yapısı ile anlaşılabilmektedir. Kronik enfeksiyonlar, zaman içerisinde siroz ve kanser gelişimi açısından risk oluşturacağı için önem taşımaktadır.

 

 

Tedavi yaklaşımı

 

Hepatit B tedavisinde enfeksiyonun akut ya da kronikleşmesine bağlı olarak tedavi yaklaşımı değişmektedir. Akut enfeksiyonlarda, istirahat ve aşırı aktivitelerden kaçınmak, yiyeceklere dikkat etmek yeterli olabilmektedir. Bu hastalar için gerektiğinde destek tedavisine başvurulmaktadır. Kronik enfeksiyon tedavisinde ise genellikle interferon ve antiviral ilaç tedavisinden yararlanılmaktadır.

Hepatit B enfeksiyonları için kesin tedavi söz konusu olmadığı için korunma son derece önem taşımaktadır. Korunmak amacıyla alınması gereken önlemler şöyle sıralanmaktadır:

  • Hepatit B aşısı yaptırılmalı,
  • Enfekte kan ve kan ürünlerinin nakli engellenmeli,
  • Kontamine materyal kullanılmamalı,
  • Kan ile deri ve mukozal temas engellenmeli,
  • Cinsel yolla bulaşın önüne geçilmeli,
  • Taşıyıcı anneden bebeğe geçiş önlenmeli,
  • Virüsle karşılaşıldığında gerekli önlemler alınmalı.

 

 

Virüsle temas halinde alınabilecek önlemler şöyle sıralanmaktadır:

 

  • Temas bölgesi derhal bol sabunlu su ile yıkanmalı.
  • Sıkma, emme, kanatmaya çalışma şeklinde travmatize edilmemelidir.
  • Mümkünse hemen hastanın ve temas edenin gerekli kan testleri yapılmalı.
  • Hasta negatif ise başka önlem alınmaya gerek duyulmazken, temas eden kişinin negatif olması durumunda aşı yapılması gerekmektedir.
  • Hasta pozitifse temas edenin hepatit göstergelerine göre önlem alınmaktadır.

 

 

Aşı ve korunma

 

Hepatit B için bağışıklamayı sağlayacak aşı uygulaması, aktif bağışıklamada genellikle 3 doz halinde yapılmaktadır. 0., 1. ve 6. aylarda yapılan aşılar, en az 5 yıl koruyuculuk sağlamaktadır. Pasif bağışıklama ise anti HBs pozitif kişilerden elde edilen Hepatit B immunglobulinleri (HBIG) ile yapılmaktadır. Pasif bağışıklama HBV ile temas eden kişilere ve HBV’li anneden doğan bebeklere, ilk 48 saat içinde uygulanarak aktif bağışıklama için zaman kazanılmaktadır.

 

HPV  aşısı kimlere uygulanmalı?

  • Tüm yeni doğanlar
  • Tüm yetişkinler
  • 10 yaşa kadar çocuklar
  • Risk altındaki kişiler
  • Sağlık personeli
  • Hemodiyaliz hastaları
  • Sürekli transfüzyon yapılanlar
  • Hepatit B virüsü taşıyıcısı kişilerle aynı evi paylaşanlar
  • Damar içi uyuşturucu kullananlar
  • Seks işçileri
  • Hepatit B açısından riskli bölgelere uzun süreli seyahate çıkanlar

 

Dr. Burcu Doğanç

Euro Line Sağlık Hizmetleri

 



Web sitemiz yer alan bilgilerin tüm hakları saklıdır, hiçbir şekilde kopyalanamaz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Sağlık bilgileri, kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz.