• EN
Haberler

Haberler


Çocuk İstismarının Ne Kadar Farkındayız ?

Çocuk istismarı bir erişkin tarafından çocuğa yöneltilen, toplumsal kurallar ve profesyonel kişilerce uygunsuz ya da hasar verici olarak nitelendirilen, çocuğun gelişimini engelleyen kısıtlayan eylemlerin tümüdür. Birçoğumuzun aklına, çocuk istismarı deyince öncelikle çocuk cinsel istismarı geliyor. Aslında çocuk istismarının en kötü olanı belki de cinsel istismardır… Peki ya fiziksel istismar ve duygusal istismar?

 

Ülkemizde Her Üç Çocuktan Biri İstismara Uğruyor!

 

Dünyada en çok çocuk istismarı yaşanan ülkeler sıralamasında dünyada 3. sırada. Yani, her üç çocuktan biri maalesef istismar mağduru. Dünya ise bu sıralama her 5 çocuktan 2’si olarak değişiyor. Maalesef bunların sadece yüzde 15’i adli mercilere intikal ediyor. Yüzde 13’ü uzman psikolog desteği alıyor. Peki ya geriye kalan yüzde 87’lik dilimdeki çocuklar?

Aslında o çocuklarla hepimiz gerek okul hayatımızda gerekse sosyal hayatımızda sık sık karşılaşıyoruz. Hayatları boyunca geçirdikleri ağır travmalardan dolayı hemen hepsi bazı psikolojik problemle karşılaşıyor ve birçoğuyla başa çıkamıyorlar. İstismara uğrayan çocukların yaklaşık yüzde 19’u, şizofreni gibi ağır psikotik hastalıklarla yaşamına devam ediyor. Yaklaşık yüzde 31’lik kısmı ise suçlu oluyorlar. Eğitim hayatlarını da iyi şartlarda devam ettiremiyorlar.

Aileler mi? Çocuklarında sebep oldukları ya da sebep olunan travmanın farkında bile olmuyor ve hayatlarına bu şekilde devam ediyorlar. İşin en kötü yanı; çocuk istismarcılarının yüzde 70‘inin çocukken istismara uğramış olması.

 

Sokaktan, Okula, Yurtlardan, Aile İçine…

 

Ülkemizde son 10 yılda kayıtlara geçen çocuk istismarı yüzde 700 artarken, bunda birinci sırayı çocuk cinsel istismarı alıyor. Her gün neredeyse aile içi, akraba ve komşu tarafından yapılan cinsel tacizler ve istismarlar, yurtta kalan öğrencilere öğretmenleri ve yurt çalışanları tarafından yapılan cinsel suçlar, sokakta ve parkta kaçırılan çocuklara yapılan cinsel saldırıları görmekteyiz. Bu suçları işleyen kişilerin tıbbi olarak pedofili ruh hastası olduğu ve sadece hapis cezası ile psikolojik tedavi yapılıp sonrasında tekrar topluma salındığı görülmektedir.

 

Peki Ya Çocuklarımıza Bu Farkındalığı Nasıl Öğretmeliyiz

 

Yabancılarla iletişim kurmaması gerektiğini anlatın: Yabancılarla konuşmaması, onların verdiği yiyecek ya da içecekleri almaması gerektiğini öğretin. İstismardan şüphe ederseniz, çocuğunuzla onun anlayabileceği dilde konuşun ve yaşadıklarını anlamaya çalışın. Doğru kelimeleri kullanmanız ve onu korkutmamanızın çok önemli olduğunu unutmayın.


Arkadaşlarını ve aileleriyle tanışın: Öncelikle okul ve yaşadığınız yer çok önemli. Çocuğunuzun kimlerle zaman geçirdiğini anlamanız açısından, arkadaşları ve onların ailelerini tanıyın. Onlarla iletişimde olmaya çalışın. Evinize davet edin ve birlikte vakit geçirin.

 

İnternetten gelebilecek tehlikelere karşı hazırlıklı olun: Teknolojiye en az çocuğunuz kadar yakın olun, hatta onu korumak için daha da fazlasını öğrenin. Çocuğunuzun internete ulaşabileceği her kaynağı, onun da iznini alarak kontrol edin. Onunla bu konuyu konuşarak internetteki hesaplarının şifrelerini öğrenin ve birlikte kontrol edin. Güvenini kazanarak bunu başarabilirsiniz.

 

Gerektiğinde psikolojik destek almaktan çekinmeyin: Ergenlik dönemi şüphesiz ki çok zordur. Çocuğunuzla iletişim kurmakta zorlanıyor, ona bir türlü ulaşamıyorsanız profesyonel yardım almaktan çekinmeyin. İletişiminizi geliştirmenizin istismarı anlamanız açısından büyük önem taşıdığını unutmayın.

 

Çocuğunuzu rahatsız etmeden davranışlarını gözlemleyin: Davranışlarındaki değişiklikleri anlamak için çocuğunuza yakın olmaya çalışın. Hissettirmeden davranışlarını takip edin. Son zamanlarda farklı davranışlar sergilediğini gözlemlerseniz, bunun nedenini sorgulayın. Nedenini bulamadığınız davranışlar için harekete geçin.

 

Çocuğunuza istismar konusunu anlatın: Küçük yaşlardan itibaren çocuğunuza özel bölgelerini anlatın ve o noktalara kimsenin dokunmaması gerektiğini öğretin. Kendisine bu şekilde yaklaşıldığını hissederse bağırmasını ve yardım çağırmasını söyleyin.

 

Aranızda sır olmasın: Sır saklamaması gerektiğini öğretin. Her ne kadar kulağa ispiyonculuk gibi gelse de çocuğunuza sizden bir şey saklamamasını öğretmelisiniz. “Aramızda sır, kimseye söyleme” cümlesi tacizcilerin en çok kullandıklarındandır.

 

Tehdide boyun eğmemesini öğretin: Siz dahil, kimsenin, hiçbir şekilde çocuğunuzu tehdit etmesine izin vermeyin. Yemek yemesi için bile “yemezsen giderim” demeyin. Tehdide boyun eğmemesinin sizin elinizde olduğunu hatırlayın. Tacizcilerin en çok kullandığı yöntem çocuğu anne-babasını öldürmekle tehdit etmektir.

 

Çocuklarımızı koruyalım, dünya onlar güldüğünde daha güzel bir yer olacaktır unutmayalım.