• EN
Haberler

Sağlık Bilgisi


Ani İşitme Kayıplarına Acil Müdahale Edilmelidir

 

Bir sabah uyandığınızda ya da gün içinde, örneğin telefonla konuşurken gelen sesleri az duyduğunuzu ya da hiç duymadığınızı fark ettiyseniz, ani işitme kaybı yaşıyor olabilirsiniz. Dünyada 100000’de 10-20 arasında görülen, nedeni bilinmeyen ani işitme kayıpları Kulak Burun Boğaz Hastalıkları pratiği içerisinde acil değerlendirme ve tedavi gerektiren durumlardan olup, işitme kaybına ilk günlerde müdahale edilmezse işitme kaybı kalıcı hale gelebilmektedir.
Ani işitme kaybı, önceden herhangi bir işitme probleminiz yokken, 3 gün içinde ortaya çıkan genellikle tek taraflı olmakla birlikte iki taraflı da olabilen, tıbbi olarak kanıtlanmış (saf ses odyometri testinde 3 ardışık frekansta 30dBden fazla kayıp), iç kulak ve/veya işitme sinirindeki bir probleme bağlı olarak gelişen işitme kaybı olarak tanımlanmaktadır.

 

Ani işitme kaybı neden ortaya çıkar?


Ani işitme kaybı çoğunlukla nedeni bilinmeyen bir hastalıktır. Bunun dışında viral enfeksiyonlar, travma, çok şiddetli sese maruziyet, damarsal olaylar, basınç değişikliği, hastanın geçirmekte olduğu iç kulak hastalığı, gizli seyreden beyin sapı tümörleri (akustik nörinom), bazı sistemik hastalıklar ve kanser tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar neden olabilmektedir.

 

Ani işitme kaybının belirtileri nelerdir? 


Ani işitme kaybı hasta tarafından bazen tek ya da çift taraflı işitme azlığı olarak fark edilebileceği gibi, aniden ortaya çıkan çınlama uğultu ya da kulakta dolgunluk hissi şeklinde de belirti verebilir. Baş dönmesi bu belirtilere eşlik edebilir. Böyle bir durum fark ettiğinizde ilk yapmanız gereken şey size en yakın kulak burun boğaz hastalıkları uzmanına başvurmak olmalıdır.

 

Tanı nasıl konulur?


Ani işitme kaybında kesin tanı ancak kulak burun boğaz uzmanı tarafından yapılan tam bir kulak ve işitme muayenesinin ardından yapılacak olan işitme testi (saf ses odyometrisi) ile konulabilmektedir. İşitme testi ile işitme kaybının derecesi ve  hangi frekansları etkilediği belirlenmektedir. İşitme testi sonrasında ani işitme kaybı saptana hastalarda metabolik damarsal enfeksiyöz nedeni araştırmaya yönelik ayrıntılı kan tahlilleri ve  MRI ( Manyetik Rezonans ) inceleme yapılabilir. Ancak bu taramalarda bir neden saptanma oranı %10 civarındadır.

 

Ani işitme kayıpları nasıl tedavi edilir?


Ani işitme kaybı, hastalar hiç bir tedavi almasalar dahi genel olarak % 60-65 oranında kendiliğinden kısmi veya tam iyileşme gösterebilmektedir. Ancak hastalığın başlangıcından itibaren tedaviye başlama süresi geciktikçe iyileşme beklentisi azalmaktadır. Bunun dışında tedavi başlangıcında daha ileri seviye işitme kaybı olan, yaşlı, eşlik eden hastalıkları olan ve baş dönmesi olan hastalarda da tedaviye daha az yanıt beklenir. Bu nedenle erken tedavi önem kazanmaktadır.

Ani işitme kaybı tedavisinde yıllardır birçok farklı ilaç denenmiş ve hala da denenmeye devam edilmektedir. Bunlar içinde plazma genişleticiler, damar açıcılar, anti-viral, anti-oksidan ilaçlar, vitaminler, selenyum ve sistemik ya da bölgesel etkili kortikosteroidler (kortizon) gibi daha birçok değişik ilaç grubu ve bu tedavilere eklenen hiperbarik oksijen tedavisi sayılabilir. Bu yüzden birçok kulak burun boğaz kliniğinde farklı tedavi protokolleri uygulanabilmektedir. Tedavide en çok etkinliği kanıtlanmış ilaç kortizondur.  


Ani işitme kaybının tedavisi birden çok ilacın birlikte uygulanmasını ve hastanın mümkünse izole edilerek ve yakından takip edilerek tedavisini gerektirir. Bu nedenle başvurduğunuz merkezin tedavi protokolüne göre değişmekle birlikte hastaneye belirli bir süre yatışı gerekebilmektedir. Ancak hastaneye yatırmadan ani işitme kaybı tedavisi de veren uzmanlar ve klinikler vardır. 


Ancak tedavide ana ilaç olan steroidlerin her hastada kullanımı mümkün olmayabilir. Bu durumlarda ve hastanın tedaviye yanıt vermediği durumlarda kulak zarından orta kulağa kortizon (dexametazon) enjeksiyonu uygulanabilmektedir.

 

Op.Dr Celal Ünver

 

KBB-Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı



Web sitemiz yer alan bilgilerin tüm hakları saklıdır, hiçbir şekilde kopyalanamaz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Sağlık bilgileri, kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz.